Avrupa'daki resesyon korkusu ihracatçıya rotayı değiştirtti

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • simurg
    Administrator
    • 10 Mart 2007
    • 9248

    #1

    Avrupa'daki resesyon korkusu ihracatçıya rotayı değiştirtti

    Avrupa'daki resesyon korkusu ihracatçıya rotayı değiştirtti

    26.07.2008 | Sevda Yüzbaşıoğlu | Haber



    İngiltere ekonomisi ise 1990'lardaki durgunluk döneminden bu yana en kötü performansını sergiliyor. İspanya'da lokomotif sektörler olan inşaat ve emlak sektörleri dibe vurmuş durumda. Almanya'da ise büyüme rakamları giderek daralıyor. ABD'denin ardından gıda ve petrol fiyatlarının körüklediği enflasyonla boğuşan Avrupa'yı da resesyon korkusu sardı. Avrupa'da olası bir resesyon Türk firmalarında da pazar kaybetme endişesi yarattı.

    "Yumurtaları aynı sepetten çıkarmanın vakti geldi" diyen ihracat ağırlıklı çalışan Türk firmaları ülke çeşitliliğini artırmak için rotayı alternatif pazarlara kırma kararı almaya başladı.
    İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) Başkanı ve Akyüz Plastik Sahibi Murat Akyüz, "Henüz olumsuz bir etki hissetmedik ancak ihracatı çeşitlendirme vaktinin geldiği ortada. Riski giderek güçlenen ve ilişkilerimizin az olduğu doğuya daha fazla açılarak dağıtmayı planlıyoruz" açıklamasını yapıyor.
    Hey Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Aynur Bektaş ise Almanya'da yavaşlamanın sinyallerini şimdiden aldıklarını söyleyor. Bektaş, "Tasarrufa dönüyorlar, para harcamaktan kaçınma baş gösteriyor. Giyim alımları azalıyor. İran, Irak, Suriye gibi pazarlar önem kazanıyor" diyor.
    "1999 Rusya krizi bizim için iyi bir tecrübe oldu. Yumurtaları ayrı sepetlere koymayı öğrendik" diyen Ziylan Grubu'nun ortağı ve Genel Koordinatörü Mehmet Büyükekşi de Avrupa'daki tablonun birkaç ay içinde netleşeceğini söylüyor.

    Son ekonomik tablo korkutuyor
    Türkiye'nin en büyük pazarı olan Avrupa Birliği (AB) ile ticaret hacmi 99.5 milyar euroya ulaşmış durumda. AB'nin resmi istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre, 2007 yılında Türkiye'nin AB'den ithalatı yüzde 5 artışla 52,6 milyar euroya çıkarken, Türkiye'nin AB'ye olan ihracatı yüzde 12 artışla 46.9 milyar euroyu buldu.
    Türkiye'nin en büyük ticari partneri AB ekonomisindeki büyüme rüzgarı ise son dönemde tersine döndü. 27 üyeli Avrupa Birliği'nde enflasyon oranı haziran ayında yüzde 4,3'e ulaştı. Bir önceki ay yüzde 4 olan bu rakam bir yıl öncesinin aynı döneminde ise yüzde 2,1'di. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne (OECD) göre 15 ülkenin dahil olduğu Euro Bölgesi ekonomisi bu yıl yüzde 1,7 gelecek yıl ise yüzde 1,4 büyüyecek. Bu bölgede ekonomik güven endeksi de haziran ayında 94.9 puanla Mayıs 2005'ten bu yana en düşük seviyeye indi. Bloomberg de yayınlanan bir haberde, yatırımcıların hisse senedi ve gayrimenkul piyasalarında yaşanan olumsuz gelişmelerin etkisiyle bu alandaki yatırımlarını geri çektikleri belirtildi. İrlanda borsasında işlem gören hisse senetlerinin değeri bu yıl başından bu yana yüzde 35, Iseq endeksinin zirve yaptığı 2007 Şubat ayından bu yana ise değer kaybetti. Son 17 aydaki düşüş 67 milyar euroluk değer kaybı anlamına geliyor. İşte bu tablo Avrupa'da resesyon endişelerinin temelini oluşturuyor.

    İhracatı dengelemeye çalışacağız
    Murat Akyüz gelecek sene içerisinde ABD'deki yavaşlamanın AB'ye sıçramasının etkilerinin daha net görüleceğini, bunun da ihracatı büyük ölçüde etkileyebileceğini söylüyor. Firmasının rotasını Arap ülkelerine kırarak ihracatı dengeleme planları yaptıklarını anlatan Akyüz, "Akyüz Plastik olarak bu konjuktürde ilk hedefimiz çevre ülkelerden ilişkimizin az olduğu İran ve Suriye gibi ülkelerde ticareti artırmak. Çünkü durgunluk olsa da Asya'ya doğru kaymıyor. İhracatçının bu bölgeleri çeşitlendirerek dengelemesi şart" diyor. Olası bir durgunlukta AB'nin mal alımında daha seçici bir politika izleyeceğine de dikkat çeken Akyüz, şöyle devam ediyor: "Ürünler mercek altına alınacak, daha seçici davranılacak. Avrupa pazarını kaybetmeyi göze alamayacağımız için bu konuda da çok dikkatli olmamız gerekiyor."
    Zorlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu ise durumun eylül ayı itibariyle çok net bir hal alacağını belirterek "Henüz öyle bir vahim sinyaller almıyoruz. Kötü bir durum yok. Umutsuz değiliz, Eylül ayı göstergeleri önemli olacak. Biz Zorlu Grup olarak 107 ülkeye ihracat yapıyoruz. AB pazarı büyük ama biz o kadar umutsuz değiliz. Bir kriz durumunda pozisyonumuzu alırız" şeklinde konuşuyor.

    Ermenistan iyi bir pazar
    Almanya'da yavaşlamanın sinyallerini şimdiden aldıklarını söyleyen Hey Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Aynur Bektaş, "Tasarrufa dönüyorlar, para harcamaktan kaçınma baş gösteriyor. Giyim alımları azalıyor" diyor. Önümüzdeki dönemde farklı pazarlara doğru yatırımın ve yayılmanın önemli olduğunu söyleyen Bektaş, "İran, Irak, Suriye gibi pazarlar önem kazanıyor. Bizde o tarafa hem hükümet hem iş dünyası olarak maddi manevi yatırımlar yapıyoruz. Ermenistan da iyi bir pazar. Ancak alternatif pazarlara yönelirken AB'yi de kaybetmememiz lazım" diyor.
    Tasarımın giderek daha da önemli bir konuma geleceğine de dikkat çeken Bektaş,"Kreatif olmanın önemi de artacak çünkü olası bir yavaşlamada tüketici daha seçici olacak" açıklamasını yapıyor.
    Bektaş AB'de olabilecek durgunluğun Türkiye için yeni fırsatlar da yaratabileceği görüşünde. Petrol fiyatlarının artması lojistik alanında Türkiye 'yi önemli kılmaya başladığını anlatan Bektaş, "Firmalar depo masraflarını, nakliyeyi, stoku azaltmak gibi tedbirler almak zorunda kalacak. Bu da Türkiye'yi önemli hale getirecek. Küresel ısınma ile beraber kısa alımlar yapmak zorunda kalacak AB'li şirketler bu ihtiyaçlarını Türkiye 'den giderebilecek. Lojistik çok önemli konuma gelecek. Zaten Çin'den kaçış başladı. Türkiye'ye gelen çok firma var. Ayrıca mağazacılık yapanlar kaliteye dönmeye başladılar. Ucuzluk zaten dibe vurdu. Çin 'deki enflasyon ücretlerin artması, kalitesizlik, malları taşımak için çok büyük paralar ödemeye başladı" diyor.

    Rusya krizi iyi bir tecrübe oldu
    Ziylan Grubu'nun ortağı ve Genel Koordinatörü Mehmet Büyükekşi olası bir resesyonunu etkisinin 2-3 ay içerisinde hissedileceğini söylüyor. "Kriz anında kendini hissettirmez. Zaman içinde etkisi ortaya çıkar. İhracat bağlantılarımız birkaç ay öncesinden yapılıyor. Şu anda daha önceden yaptığımız bağlantılar üzerine üretim yapıyoruz. Net durum yeni bağlantılarda ortaya çıkar" açıklamasını yapıyor.
    1999 yılındaki Rusya krizinde büyük bir tecrübe kazandıklarını belirten Ziylan, pazar çeşitliliğin önemini o dönemde çok iyi anladıklarını ve yeni stratejiler belirlediklerini söylüyor. Ziylan, şu açıklamayı yapıyor: "O dönemde Rusya ağırlıklı çalıştığımız için çok büyük bir sıkıntı yaşadık. Anladıkki yumurtaları aynı sepete koymamak gerekiyor. Siparişlerimizi küçük küçük 41 ülkeye dağıttık. Orta doğu, yakın doğu ve Rusya."


    Avrupa ekonomileri sert virajda

    İngiltere
    İngiliz ekonomisi 1990'lardaki durgunluk döneminden bu yana en kötü performansını sergiliyor. Geçen yıl yüzde 3 büyüyen ekonominin bu yıl yüzde 1,5, 2009'da yüzde 1,4 büyümesi bekleniyor. 2'nci çeyrek dönemde yüzde 0,2'ye kadar düşen ekonomik büyüme hızı resesyon endişelerini artırdı.

    Fransa
    Geçen yıl yüzde 1,9 büyüyen Fransa ekonomisinin bu yıl yüzde 1,6, gelecek yıl ise yüzde 1,5 büyümesi bekleniyor. ikinci çeyrek için öngörülen büyüme rakamı yüzde 0,2. Enflasyondaki artış ekonomiye duyulan güvenin 2005 Mayıs'ından bu yana en düşük seviyeye inmesinde etkili oldu.

    İtalya
    Ekonomik büyüme konusunda Euro Bölgesinin gerisinde kalan İtalya'da ekonomi geçen yıl yüzde 1,5 düzeyinde büyüdü. Buyıl ve gelecek yıl yüzde 0,5 düzeyinde büyüme bekleniyor.

    Hollanda
    2007'de yüzde 3,5 büyüme performansı sergileyen Hollanda ekonomisinin bu yıl yüzde 1,8, gelecek yıl ise yüzde 1,3'lük büyüme performansı sergilemesi bekleniyor.

    İspanya
    Ülkede inşaat ve emlak sektörleri de dibe vurmuş durumda. Ülkede 1 milyon yeni ev müşteri beklerken yarım milyon evin inşaatı da yarım kaldı. Geri dönmeyen mortgage kredisi miktarının 1.7 trilyon doları bulduğu İspanya'da, istihdamda öncü rol oynayan bu sektörlerin durmasıyla, 2009 sonunda 1 milyon kişinin işsiz kalabileceği belirtiliyor.

    Almanya yavaşlayan büyümeye çare arıyor
    Almanya Başbakanı Angela Merkel Almanya'nın artık küresel ekonomik fırtınadan kaçamayacağını ve 2009 yılında ekonomik büyümede belirgin bir gerileme olacağını söyledi. Avrupa Birliği'nin en büyük ekonomisinde işsizlik oranındaki gerilemenin de bu koşullarda sona ereceğini belirten Merkel "İçinde bulunduğumuz ekonomik ortam kolaylaşmıyor" dedi. Merkel, Berlin'de çarşamba günü düzenlediği yıllık yaz dönemi basın toplantısında hükümetinin 2005 yılında göreve geldiğini ve o günden bu yana istihdamda 1.6 milyon artış sağlandığını, işsiz sayısının 3.1 milyona gerilediğini vurguladı. Bunun hükümetinin en önemli başarılarından biri olduğunun altını çizen Merkel, ekonomik koşullardaki bozulma ve göçmenlere iş bulmada yaşanan zorluklar nedeniyle istihdam artışında sona geldiklerini belirtti. Ayrıca Merkel, uzun süredir işsiz olan nüfusun da iş bulma konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığına dikkat çekti. Almanya'nın doğusundaki işsizlik oranının batıdakinin iki katı olduğunun altını çizen Almanya Başbakanı Angela Merkel, bu konuda iş yaratma programları oluşturmanın gerekli olabileceğini belirtti.
    Almanya ekonomisi geçen yıl yüzde 2,5, bu yılın ilk üç ayında önceki çeyreğe göre ise yüzde 1,5 büyüdü. Ancak ikinci çeyrek büyüme rakamlarının düşük gelmesi bekleniyor. Mayıs ayında üretim, son 10 yılın en büyük aylık düşüşünü yaşadı ve yüzde 2,4 geriledi. Alman hükümeti bu yıl yüzde 1,7, 2009'da ise yüzde 1,2 büyüme bekliyor. DIŞ HABERLER
    https://twitter.com/keyborsa_simurg
Working...
X

Debug Information