Abd Dolari (usd)

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • XTRADERX
    .................
    • 09 Şubat 2009
    • 2

    #16
    usd&ytl ;

    1,64 asagı gecıldı dostum ama teyıt edılmedı

    1,6360
    1,6280 destek

    1,64
    1,6450 dırenc

    19 subatta ppk kararı var 0,75 yada 1,0 puan ındırım beklıyorum dolayısıyla 1,6280 nın asagı gecmesını beklemıyorum
    al-sat ve yatırım tavsiyesi değildir........

    Yorum

    • XTRADERX
      .................
      • 09 Şubat 2009
      • 2

      #17
      gelısmekde olan pıyasalardan bırınde(guney afrıka) not degısımı(ındırımı) beklentısı/soylentısı usd&tl yı tedırgın edıyor......yukarı hareketın asıl nedenı bu ve tabiiki ppk kararı beklentısı.....
      al-sat ve yatırım tavsiyesi değildir........

      Yorum

      • PEHLİVAN
        Çalışkan
        • 13 Şubat 2009
        • 1138

        #18
        usd



        usd ;

        olası destek seviyeleri

        1.550 - 1.560 ----- 1.520 - 1.500

        bu hafta usd için görüşüm ;

        yukarıda belirttiğim ilk destek seviyelerinden ( 1.550 - 1.560 ) bir tepki bekliyorum fakat asıl direncin mavi bölge olan diğer destek noktası ( 1.520 - 1.500 ) olduğunu düşünüyorum

        hayırlı haftalar herkese

        Yorum

        • narada
          Haberci
          • 04 Mayıs 2009
          • 1737

          #19
          Doların alternatifi hangi paradır?

          Yaşamakta olduğumuz global gerçeklerden birisi uluslararası rezerv para olan ABD Doları'nın zayıflamasıdır. Ancak, dünya finans sisteminde probleme yol açan husus, tek başına doların zayıflığı değil, zayıflığına rağmen hâlâ alternatifsiz oluşu.

          Bu parayı dünya parası yapan ülkeler arasında imzalanmış bir anlaşma değil, piyasaların soğuk gerçeğidir. Bütün dünyanın dolardan şikayetine rağmen, onun yerine geçebilecek bir para ufukta görünmüyor. Mesela, Avrupa'nın resmi dövizi Euro bütün cazibesine rağmen, doları ikame etmede ciddi handikaplara sahip. Şöyle ki, AB ülkelerinin müşterek bir hazinesi yok. Bunun yerine, tam 27 üye ülkenin birbirinden bağımsız faaliyet gösteren ve kendi ülkesinin menfaatine göre kararlar alan hazineleri var. Dolayısıyla, Euro'ya veya Euro kâğıtlarına yatırım yapan ülkelerin 27 ülkenin finans politikasını ayrı ayrı izlemesi gerekir ki bu da pratikte uygulanabilir bir iş değil.

          Öte yandan, doları herkesin parası yapan ve dünyanın dört köşesinde, 24 saat işleyen muazzam bir Amerikan hazine bonosu piyasası bulunuyor. Bu pazarda, alım-satımı yapılan toplam bono değeri 4 trilyon doları, tek bir günde el değiştiren bono hacmi ise 100 milyar doları geçiyor. Son derecede likit olan piyasada istediğiniz dakikada istediğiniz kadar satın alabilir, istediğiniz dakikada da satarak, pozisyonunuzu anında kapatabilirsiniz. Halbuki Avrupa'da buna benzer bir piyasanın mevcudiyeti söz konusu değildir. Almanya, İtalya, Fransa ve diğer AB ülkelerinin kendilerine has kamu kâğıtları pazarı, Amerikan hazine bonosu pazarının yanından bile geçemez. AB'nin kendi ekonomik ve finansal meseleleri ABD'nin problemlerinden daha büyük iken, Euro'dan fazla bir şey beklememek daha gerçekçi olur. Kısaca, kâğıt üzerinde güya doların tek potansiyel rakibi olan Euro'nun gerçek bir rakip olabilmesi için daha çok uzun yol kat etmesi gerekiyor.

          Bazı ekonomistlerin aksine iddialarına rağmen, Çin'in yuanı, doları ikame edebilmek için gerekli niteliklerin hiçbirini taşımıyor. Çünkü bu para konvertibl değil, yani diğer dövizlere dönüştürülmesi sıkı kurallara tabi. Çin devlet yetkililerinin, yuanı piyasada dalgalanmaya bırakacaklarına dair sözlerinin ise ne zaman hayata geçeceğini bilen yok. Dünyada böyle bir paraya yatırım yapacak yatırımcıyı hayal edebilir misiniz? Zaten, Amerika'ya ihracata bağımlı olan Çin'in bu ülkeyi öfkelendirecek bir işe kalkışması imkansız.

          Halen dünyanın beşinci önemli dövizi olan Japon Yeni'nin de dolar karşısında en ufak şansı yok. Son 10 yıldır büyümeyi unutan ekonomisi ve Kuzey Kore gibi nispeten küçük bir ülkenin saldırısı karşısında caydırıcı olamayan askerî gücü ile Japonya'nın ABD'ye ters gelecek bir teşebbüste bulunması hayal edilemez.

          Dünyada kazanılan her 100 doların 17 doları petrolden gelir. Küresel ekonominin tartışmasız bir numaralı metaı 65 yıldır dolar ile alınır ve satılır. Irak savaşından sonra, dolara kendi aralarındaki gizli toplantılarla alternatif arayan Arap ülkeleri, Amerika biraz sıkıştırınca bu niyetlerini telaşla inkar etme yoluna gittiler. İsrail tehdidine karşı ülkelerini savunmak için ABD'ye muhtaç olan Ortadoğu ülkelerinin dolar dışında hiçbir seçenekleri olamaz. Gırtlağa kadar Batı'ya borçlanmış olan ve Batı sermayesine her zaman ihtiyacı olan Rusya'nın da bu konuda yapabileceği bir şey yok. Ne gariptir ki, Irak'ın haksız işgaline karşı çıkan bütün ülkeler, yatırım ve ticaretlerini dolarla yapmak suretiyle bu savaşı finanse ettiler, hâlâ ediyorlar.

          Yeşil (greenback) lakaplı doların rezerv para özelliğini yitirmesi halinde, ABD'nin dünya üzerindeki ekonomik ve siyasi nüfuzunun tamamen ortadan kalkacağı muhakkak. Bunu çok iyi bilen ABD'nin süper güç tahtını terk etmemek için her şeyi yapması ve bu bağlamda eşsiz askeri gücünü masaya koyması, icabında harekete geçirmesi hiç sürpriz sayılmamalı.

          -zaman/27 Kasım 2009
          YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

          Yorum

          • narada
            Haberci
            • 04 Mayıs 2009
            • 1737

            #20
            Asya ülkeleri ‘yeter’ dedi düşük dolara müdahale etti

            Dış piyasada soluksuz düşüşünü sürdüren dolara Asya’dan müdahale geldi. Ticaret dengesi bozulan 4 Asya ülkesi çaresizce müdahale etti. Merkez bankalarının alımları çöküşü önleyemedi

            Uluslararası piyasalarda sert düşen dolar, Asya ülkelerinin ihracat ve ithalat dengesini bozunca müdahale geldi. Euro/dolar paritesinin 1.51’i geçerek 15 ayın en yüksek seviyesine çıkmasının ardından Asya ülkeleri dolar alarak piyasalara müdahale etti. ABD’de Şükran Günü nedeniyle piyasalar tatilken, Asya piyasaları hayli hareketli bir gün geçirdi. Uluslararası ajanslarda yer alan haberlere göre, Asya’da Filipinler, Tayland, Singapur ve Güney Kore merkez bankaları dün, dolardaki düşüşü sınırlandırmak için kendi para birimlerini satıp, dolar alarak piyasalara müdahale ettiler. Ajansların değerlendirmesinde bununla birlikte müdahalelerin küçük ölçekli kaldığı, durumun ülke merkez bankalarının artışı engelleme gücünden yoksun olduklarını gösterdiği yorumu yapıldı. Japonya, son 14 ayın en yüksek seviyesine ulaşan yenin dolar karşısındaki yükselişini durdurma amacıyla piyasaya müdahale etmedi.

            JAPONYA YAKINDAN İZLİYOR

            Ancak Japonya Maliye Bakanı Hirohisa Fujii, gerekli görülmesi halinde anormal döviz hareketlerine cevap verileceğini, G20 ve G7 ülkelerinin anormal kur hareketlerine karşı gerekli yanıtların verilmesi konusunda anlaştığını belirtti. Fujii, kur hareketlerinin anormal olup olmadığı sorusuna “Şu anda biz de bunu anlamaya çalışıyoruz” yanıtını verdi. • EKONOMİ SERVİSİ

            Dışarıda ezildi, bizde 1.50’yi geçti

            Yurt dışı piyasalarda kan kaybeden dolar, yurt içinde ise yükselişini sürdürüyor. Bayram tatili öncesi son işlem gününde dolar hacimsiz işlemlerde 1.50 TL seviyesinin üzerine çıkarken Euro da serbest piyasada 3 kuruş artarak 2.26 TL’yi geçti. Bankacılar, Londra ağırlıklı talebin illikit piyasada yükselişe neden olduğunu söylediler. Bir bankacı “Yabancı, daha çok Londra ağırlıklı, işlemler görüyoruz. Piyasada satıcı yok” dedi. Piyasada işlem hacminin düşüklüğüne dikkat çeken başka bir bankacı ise “Piyasada herkes alıcı. Satıcı bulmak zor. Euro/TL’de 2.25’i kırınca oradan da herkes çekildi zaten. Genellikle Londra isimleri illikit piyasada belirleyici oluyor” dedi. Bankalararası piyasada önceki gün 1.4885 liradan kapanan dolar, dün 1.5060 seviyesine yükseldi. Dün yarım gün seans yapılan İMKB’de ise endeks yüzde 0.41 kayıpla 45 bin 350 puandan kapandı.


            Altının onsu 1.200 dolara koşuyor


            Rekora doymayan altın 1.200 dolara koşuyor. Altının onsu, yüzde 2’ye yakın bir yükselişle 1194.90 dolar düzeyine çıktı. Altının yükselişinde, sadece ABD Doları’ndaki zayıflığın etkili olmadığını belirten uzmanlar, merkez bankalarının da kıymetli maden satın almaya başlayacağına yönelik haberlerin etken olduğunu vurguluyor. Hindistan’ın IMF’den daha fazla altın satın alacağına dair haberlerin de altındaki yükselişi desteklediği belirtildi. Dolara müdahale haberlerinin ardından ise altının ons fiyatı 1.188 seviyelerine geriledi.

            Rusya da ‘Tobin’ vergisi getiriyor

            Brezilya’dan sonra Rusya da ‘Tobin vergisi’ olarak adlandırılan modelle sıcak paraya karşı önlem almaya hazırlanıyor. Rusya Maliye Bakanı Alexei Kudrin, ülkeye akan sıcak paranın miktarından kaygılandığını ve spekülatörlerin borsayı şişirmelerini önlemek için “yumuşak önlemler” alınmasını destekleyeceğini söyledi. Kudrin “Ucuz paradan korkmak gerek, bununla spekülatif sermaye girişlerini kast ediyorum. Zorunlu karşılıklar ve işlemlerden değil ama işlemlerden doğan kârı vergilendirebiliriz” dedi.

            -finansgündem / 27 Kasım 2009
            YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

            Yorum

            • narada
              Haberci
              • 04 Mayıs 2009
              • 1737

              #21
              Dolarda yükseliş bekleniyor

              Jim Rogers, doların kısa vadede yukarı doğru bir hareket yapacağına para yatırdığını, ancak ABD ekonomisinin bozulacağı beklentisiyle dolar konusunda uzun dönemde olumsuz olduğunu açıkladı.
              Mali krizin ABD'de yönetilmesinini beğenmediğini daha önce defalarca açıklayan Rogers, şu andaki ekonomideki yukarı doğru hareketin geçici bir rahatlama olduğunu öne sürdü.

              New York'ta Reuters 2010 Yatırım Beklentileri konferansında konuşan Rogers, kısa dönemde, doların düşeceği yolunda beklentiler arttığı için, bir ralli beklediğini söyleyerek, ''son birkaç aydır dolar alıyorum, çünkü doların aşağıya doğru gideceğini düşünen çok sayıda insan var,'' dedi.

              ''Kriz tam olarak hissedildiği zaman dolar rallisi başlayacak,'' diyen Rogers, doların düşececeği beklentisiyle açık pozisyonları bulunanların bunları kapatmak için harekete geçmesiyle doların durumunuın daha da güçleneceğini kaydetti. Rogers şöyle devam etti: ''Dolarda bir şekilde bir ralli bekliyorum. Eğer bu ralli bir çeyrek ya da bir yıl sürerse satarım. Ancak bu kadar sürmezse paniklerim ve herkesle birlikte satarım,'' dedi.

              ABD ekonomisini kötüye götürenlerin bankalar ve diğer mali durumu bozuk kuruluşların batmasına izin vermeyen yönetim olduğunu savunan Rogers, ''Washington'da bulunanlar inanılmaz boyutta borçlanıyorlar. Sonunda merkez bankası da iflas edecek. Bunun önüne geçebileceklerine ben inanıyormuyum? Tabi ki hayır. Onlar bürokrat,'' dedi.

              ABD ekonomisini durgunluktan çıkarmak için yapılan borçların bir felakete yol açacağını söyleyen Rogers, ABD'yi daha derin bir krize kaymaktan başka bir sonuç beklemediğini söyledi.

              Yatırım konusunda da Asya ve özellikle Çin konusunda olumlu olduğunu söyleyen Rogers, Brezilya'nın da yatırım yapılabilir olduğunu, ancak bürokrasinini baskıcı bulduğu Hindistan'dan hoşlanmadığını söyledi. Rusya'nın daha da kötü olduğunu kaydeden ünlü yatırımcı, bu ülkede sonunda ''beş parasız ve ölü'' olarak bulunabileceğinizi belirtti.

              Emtialar konusunda da olumlu olduğunu söyleyen Rogers, ancak altın ve petrolde bir düzeltme beklediğini, ancak bunun ne zaman olacağını tahmin edemediğini kaydetti.


              -finansgündem
              YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR... yalnızca, not etmek amaçlı denemeleri içerir...

              Yorum

              Working...
              X

              Debug Information