Bütün kadınların dünya kadınlar günü kutlu olsun. Ay! Pardon o dündü dimi? Yani dün kadınlar günüydü de bugün değil mi? Yahu her gün kadınlar günü. Bence sembollere, günlere sığınmadan, bir şeyleri kutalayamazmıyız veya benimseyemezmiyiz.
Kendimi bildim bileli, bu tip günlerin anlamsızlığına inandım ben. Bir tek doğumgünlerin esaslığı ve gerçekliği var. İnsan ne bir gün önce ne bir gün sonra doğuyor sadece kafa kağıdında yazan günde doğuyor. Anlamsız günlere gelince tabiki bunlar kendimce kararımca anlamsız günler. Sırayla; sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, kadınlar günü. Sevgililer günü, bütün kadınlar(istisnalar hariç) bekler sevgilim ne alacak diye ben beklemeden alanlardan olduğum için sorun olmuyor kendi adıma. Dert edinmiyorum. Sevgilim sadece o güne mahsus bana özel bir şey yapıp, 364 günün diğer başka günü yapmıyorsa, sadece o gün en güzel çiçeği alıp, en güzel lafları söylüyorsa veya seni seviyorumu sadece bir tek o gün en içten söylüyorsa, banane sevgililer gününden. Ne saçmadır, detaylarla tek güne sığdırmak sevdiğini. Ben sevgilime teşekkür ediyorum seni seviyorum cümlesini bir güne sığdırmadığı , en içten sevgi sözcüklerini ve içinden geldiğinde sevgisini belli ettiği her an için. Anneler günü ve babalar gününe gelince ; bu da saçma bir gün. Annenize veya babanıza o gün çiçek alıyorsanız, hediye veriyorsanız, veya o gün sadece 1 gün en içten seni seviyorumu diyorsanız, 364 gün ebeveyinlerinize aynı davranmıyorsanız hiç ama hiç anlamı yok. Bir güne sevgiyi sığdırıp o günü her güne yayıp, her gün seni seviyorum demeyip, sarılıp öpmedikten sonra. Gelelim dünya kadınlar gününe. Kadın haklarını çok güzel koruyoruzda, birde gününü kutlamak kaldı. Ve kadınları sadece, ülkemizin batı bölgesinde yaşayan kadın grubu olarak algılamayalım lütfen. Bu ülkenin doğusunda yaşayıp, okula gönderilmeyen kız çocuklarını, eğitimden nasibini almayıp sadece tarlada çalışıp, çocuk doğurmak işi olarak görülen kadınlar var. Bu ülkede söz hakkı, dışarda çalışma hakkı tanınmayan, dayak yiyen kadınlar yaşıyor. Ve bunlara dur denilmiyor hakkıyla. Şimdi kadınlar gününü kutlamak gerek öylemi, ezilen kadınlar için bir şey yapalım sonra hakkıyla kutlarız.
Kısaca bir şeyi yapmak için yapmamak gerek. Yürekle, içtenlikle yapıp, her yaşanan günün hakkını verek, her günü özel kılmak gerek. Hepimizin kadınlar günü, erkekler günü, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, her gün kutlu olsun. Her günün detayalarında, sevginin hakkını vererek yaşamanız dileğiyle.
Kendimi bildim bileli, bu tip günlerin anlamsızlığına inandım ben. Bir tek doğumgünlerin esaslığı ve gerçekliği var. İnsan ne bir gün önce ne bir gün sonra doğuyor sadece kafa kağıdında yazan günde doğuyor. Anlamsız günlere gelince tabiki bunlar kendimce kararımca anlamsız günler. Sırayla; sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, kadınlar günü. Sevgililer günü, bütün kadınlar(istisnalar hariç) bekler sevgilim ne alacak diye ben beklemeden alanlardan olduğum için sorun olmuyor kendi adıma. Dert edinmiyorum. Sevgilim sadece o güne mahsus bana özel bir şey yapıp, 364 günün diğer başka günü yapmıyorsa, sadece o gün en güzel çiçeği alıp, en güzel lafları söylüyorsa veya seni seviyorumu sadece bir tek o gün en içten söylüyorsa, banane sevgililer gününden. Ne saçmadır, detaylarla tek güne sığdırmak sevdiğini. Ben sevgilime teşekkür ediyorum seni seviyorum cümlesini bir güne sığdırmadığı , en içten sevgi sözcüklerini ve içinden geldiğinde sevgisini belli ettiği her an için. Anneler günü ve babalar gününe gelince ; bu da saçma bir gün. Annenize veya babanıza o gün çiçek alıyorsanız, hediye veriyorsanız, veya o gün sadece 1 gün en içten seni seviyorumu diyorsanız, 364 gün ebeveyinlerinize aynı davranmıyorsanız hiç ama hiç anlamı yok. Bir güne sevgiyi sığdırıp o günü her güne yayıp, her gün seni seviyorum demeyip, sarılıp öpmedikten sonra. Gelelim dünya kadınlar gününe. Kadın haklarını çok güzel koruyoruzda, birde gününü kutlamak kaldı. Ve kadınları sadece, ülkemizin batı bölgesinde yaşayan kadın grubu olarak algılamayalım lütfen. Bu ülkenin doğusunda yaşayıp, okula gönderilmeyen kız çocuklarını, eğitimden nasibini almayıp sadece tarlada çalışıp, çocuk doğurmak işi olarak görülen kadınlar var. Bu ülkede söz hakkı, dışarda çalışma hakkı tanınmayan, dayak yiyen kadınlar yaşıyor. Ve bunlara dur denilmiyor hakkıyla. Şimdi kadınlar gününü kutlamak gerek öylemi, ezilen kadınlar için bir şey yapalım sonra hakkıyla kutlarız.
Kısaca bir şeyi yapmak için yapmamak gerek. Yürekle, içtenlikle yapıp, her yaşanan günün hakkını verek, her günü özel kılmak gerek. Hepimizin kadınlar günü, erkekler günü, anneler günü, babalar günü, sevgililer günü, her gün kutlu olsun. Her günün detayalarında, sevginin hakkını vererek yaşamanız dileğiyle.