Ihsan yüce

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • yagmur
    Kıdemli
    • 29 Nisan 2008
    • 4717

    #1

    Ihsan yüce

    İhsan YÜCE



    Doğum Tarihi - 1930, Elazığ
    Ölüm Tarihi - 1990, İstanbul

    YÖNETMEN FİLMOGRAFİSİ
    Sinema ve tiyatro oyuncusu, senarist, yönetmen. İzmir Atatürk Lisesi ve İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinde okudu. Bir süre özel şirketlerde muhasebecilik yaptı. Sanat yaşamına 1952'de İzmir'de Halk ve Çocuk Tiyatrosunda başladı. Bir sezonluk ömrü olan Bizim Tiyatroyu kurdu. 1965-1966 arasında Lale Oraloğlu Tiyatrosunda çalıştı. 1968 yılında üç arkadaşı ile birlikte Ankara Drama Tiyatrosunu kurdu. Bu tiyatroda Suç ve Ceza ile Sahne Işıkları isimli oyunları sahneledi ve ilgi gördü. Gen - Ar, Arena ve Direklerarası Tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü. Altın Yumru filmi ile oyuncu olarak sinemaya geçti. Ertem Eğilmez'in yönettiği Senede Bir Gün, Bir Millet Uyanıyor, Sürtüğün Kızı gibi filmlerde oyunculuğunu sürdürdü. Bu arada senaryo yazmaya başladı. Aslıer Film şirketini kurdu, senaristliğini, yönetmenliğini ve oyunculuğunu yaptığı Hayat Cehennemi adlı filmi yaptı. 1966 Antalya Film Festivalinde İşte Hayat filmindeki kompozisyonu ile En Başarılı Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü aldı. 1981 Antalya Film Festivalinde Derya Gülü isimli filmdeki rolüyle En Başarılı Erkek Oyuncu ödülünü aldı.





    Ekmek şarap sen ve ben
    bir de sabahın dördü
    dışarda kar
    odamız ılık
    gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
    anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
    aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını

    kıskandım Gogen’i Tahitilim
    terlemiş vücudunu silerken
    cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
    saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
    güneşi doğurmuştu ölü cisim
    martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
    nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
    sam yelim sahra-i kebirim
    kahrettim her şeye o gün
    babanın şarap çanağına,
    Gogen’e,
    kadere,
    sana,
    bana ,
    bir de gittiğin arabanın tekerine

    ne diyordum arkadaş….
    diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
    ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
    daha sonra yaparım hayatın felsefesini

    sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
    bazen kadın hamamında tellak….
    bazen Christoph Colomb
    Napolyon’ken düşünürüm Elbe’de geçen günleri
    Timur’ken Beyazıt’ı yenişimi….
    bir kere Aristo’nun hocası olmuştum
    ona verdiğim dersle gurur duymuştum
    bazen Jan Dark’ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
    bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum

    eğer daha da içersem
    Shakespare halt etmiş derim karşımda
    salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
    işte Mozart’ın aradığı melodi bu diye gülerim
    enayiymiş be Platon…
    bir içsin de görsün….ne felsefesi varmış bu hayatın
    anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu

    ıslak kaldırımlarda yürürken acırım
    önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
    ukalalık işte derim neme lazım senin
    kendine bak; sende bir serserisin bir sarhoş….
    ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
    izbe sokaklarda
    yavaş yavaş kaybolur benliğim…


    İhsan Yüce


    Birşeyi yapmak için, onu çok sevmelisiniz. Birşeyi sevmek için, ona delicesine inanmalısınız.
Working...
X

Debug Information