Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: TSK'da Neler Oluyor?

  1. #1
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2007
    Yaş
    49
    Mesajlar
    2,545
    Teşekkür / Beğeni

    Standart TSK'da Neler Oluyor?

    Üsteğmen’in sır intiharı

    Çanakkale'nin Ezine ilçesi İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Önder Galip, makamında intihar etti

    ÇANAKKALE’NİN Ezine İlçesi Jandarma Komutanı 37 yaşındaki Üsteğmen Önder Galip, makamında beylik tabancasıyla canına kıydı. Çevresinde son derece neşeli ve esprili bir kişi olarak tanınan, evli ve 2 çocuk babası Üsteğmen Galip’in intiharı şok etkisi yarattı. Ciddi bir maddi sıkıntısı ve psikolojik sorunu olmadığı öğrenilen üsteğmen Galip’in intiharındaki sır perdesi araştırılıyor. Sabah saatlerinde oturduğu lojmandan alt kattaki Ezine İlçe Jandarma Komutanlığı’na gelen Üsteğmen Önder Galip, makamına geçip kapısını kapattıktan sonra belirlenemeyen bir nedenle beylik tabancasını başına dayayıp ateşledi. Silah sesini duyarak odaya giren diğer askeri personel, üsteğmen Galip’in kanlar içindeki cesediyle karşılaştı. Acı haberi alan üsteğmen Önder Galip’in eşi 35 yaşındaki Hanife ve kızları 15 yaşındaki Gülseda ile 13 yaşındaki Eda ise sinir krizi geçirdi.

    TEZKERE BIRAKIP ÜSTEĞMEN OLDU

    Son derece neşeli ve güleryüzlü biri olarak bilinen üsteğmen Önder Galip’in intiharı mesai arkadaşlarını da şaşırttı. Galip’in vatani görevini er olarak yerine getirirken, tezkere bırakıp uzman çavuş olduğu öğrenildi.

    BABASINI BEKLEDİ

    Üsteğmenin büyük kızı Gülseda, cenaze ambulansa bindirilene kadar gözyaşları içerisinde komutanlığın önünde bekledi.
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

  2. #2
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2007
    Yaş
    49
    Mesajlar
    2,545
    Teşekkür / Beğeni

    Standart

    'Genelkurmay, yargıyı bıraksın cuntacıları temizlesin'


    Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un, yargı, medya ve siyaset çevrelerini hedef alan açıklamalarına tepkiler artıyor.

    Toplantının, kaos planlarıyla gündeme gelen Kuzey Deniz Saha Komutanlığı bünyesindeki Oruçreis Firkateyni'nde yapılması, cuntacılara destek olarak yorumlandı. Başbuğ'un yargıya telkin içeren ifadeleri ise hukukçuları ayağa kaldırdı. Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya, "Genelkurmay yargıya telkinde bulunmak yerine cuntacıları temizlesin." derken, Adaleti Savunanlar Derneği Başkanı Prof. Nevzat Tarhan, yargıya açıkça müdahale edildiğine dikkat çekti. Prof. Doğu Ergil de konuşmayı, "Topları doğrulturum izlenimi veriyordu." sözleriyle değerlendirdi. Prof. Dr. Baskın Oran'a göre İlker Başbuğ'un konuşmasının cezası 5 yıl hapis.
    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un, cunta iddialarıyla gündemden düşmeyen Kuzey Deniz Saha Komutanlığı bünyesindeki Oruçreis Firkateyni'nde yaptığı basın toplantısının yankıları sürüyor.
    TSK'ya karşı psikolojik harekat yürütüldüğünü iddia eden Başbuğ'un, "Bu konuya özellikle bugün, burada değinmemin özel anlamı var. Herkes ne demek istediğimi açıkça anlamaktadır." sözleri, 'Deniz Kuvvetleri'ndeki cuntacılara destek' olarak algılandı. Başbuğ'un, "Adli makamlar ihbar mektuplarına ve gizli tanıkların verdikleri ifadelere karşı daha duyarlı ve dikkatli hareket etmeli. Böyle durumlarda TSK ile işbirliği yapmalı." yönündeki ifadeleriyle yargıya telkinde bulunduğu, bu yüzden Anayasa ve Askeri Ceza Kanunu'na göre suç işlediği belirtiliyor. Üç kuvvet komutanıyla Trabzon Limanı'nda demirli savaş gemisinden yapılan açıklama, başta Ergenekon olmak üzere Kafes planı ve amirallere suikast soruşturmasını yürüten savcılara 'üstü kapalı tehdit' şeklinde yorumlandı. Prof. Dr. Baskın Oran, Silahlı Kuvvetler'in görevinin ülkeyi savunmak olduğunu, bu görevin dışına çıkılmasının Askeri Ceza Kanunu'nun 148. maddesine göre 5 yıla kadar hapis cezası gerektirdiğini vurguluyor. Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya, Anayasa'ya göre hiç kimsenin yargı mercilerine emir veya telkinde bulunamayacağını belirtiyor ve öncelikle "cuntacıları tasfiye etsin" tavsiyesinde bulunuyor. Eski bakanlardan Ekrem Pakdemirli, bu tür konuşmaların Türkiye'nin dışarıdaki imajını bozduğunu ifade ederken, Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Genel Başkanı Nevzat Tarhan, "Madem bilgi teatisi ve işbirliği teklif ediyor, öyleyse neden TSK'nın arşivlerini savcılara açmıyor?" sorusunu yöneltiyor.
    Başbuğ'un "gelişmelerden rahatsızız" sözüne cevap ise emekli Yarbay Tevfik Diker'den geldi : "TSK, Org. Başbuğ'un yaptığı gibi firkateyn beyanlarıyla sıkıntılardan arınmaz. Sıkıntılardan arınmanın yolu bağımsız yüce yargıya güvenle başlar. TSK, içindeki çürükleri temizlemedikçe rahatlamaz. Kimdir bu çürükler? Cuntacılar, darbeciler, hortumcular, çürükçüler... Ve her türlü yasadışı ilişkilerde bulunanlardır."
    O konuşmanın cezası 5 yıl hapis
    Prof. Dr. Baskın Oran (AÜ öğretim üyesi): Türk Silahlı Kuvvet-leri'nin görevi ülkeyi korumak, savunmaktır. Bu görevinin dışına çıktığı ve siyasi demeç verdiği takdirde Askeri Ceza Kanunu'nun 148. maddesine göre 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılır. Biz aylar önce suç duyurusunda bulunduk. Sivil savcılık askerî savcılığa gönderdi. Ama hâlâ bir cevap alınamadı. Anlaşılan yeni bir suç duyurusu yapmanın zamanı geldi.
    TSK'nın arşivlerini niçin açmıyor?
    Nevzat Tarhan (ASDER Genel Başkanı): Bilgi teatisi ve işbirliği isteyen Başbuğ, neden TSK'nın arşivlerini açmıyor veya sivil savcıları karargâha sokmuyor? Bunlar sözleri ile çelişki içerisinde olduğunu gösteriyor. 'Kurumlar arasında çatışma çıkabilir' derken neyi kastediyor? Sadece emir komuta zincirinde emrinde olan savcılar mı yürütsün soruşturmayı? Önceki açıklamalarında 'boru' dediği mühimmatları hatırlatmak gerekir.
    Haddi aşan ifadeler var şık ve etik değil
    Tevfik Diker (Emekli Yarbay): Yapılan konuşmanın zemini ve içeriği yanlıştır. Hukuki, şık ve etik değildir. Haddi aşan ifadeler var. TSK, Org. Başbuğ'un yaptığı gibi firkateyn beyanlarıyla sıkıntılardan arınmaz. Sıkıntılardan arınmanın yolu bağımsız yüce yargıya güvenle başlar. İçindeki çürükleri temizlemedikçe TSK rahatlamaz. Kimdir bu çürükler? Cuntacılar. Darbeciler. Hortumcular. Çürükçüler. Ve her türlü yasadışı ilişkilerde bulunanlardır. Telkinde bulunmak yerine cuntacıları atsın Sinan Kılıçkaya (Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı): Anayasa'nın bu konudaki hükmü açıktır. Yargı mercilerine emir veya telkinde bulunulamaz. Yürütülen davalarla ilgili telkinde bulunulması açıkça Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa çiğnenmiştir. Konuşma 28 Şubat sürecinde yargı mensuplarına verilen brifingden farklı değil. TSK'nın bu şekilde yargıya telkinde bulunmak yerine kendi içindeki cuntacı, yasadışı yollara sapmış personeli tasfiye etmeli.


    Topları doğrulturum izlenimi veriyordu
    Prof. Dr. Doğu Ergil (Siyaset bilimci): 'Bu konuşmaları yapanlara topları doğrulturum' izlenimi verdi Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ. Zaten gazeteciler, akademisyenler ve siyasiler yaramaz çocuklar. Onlara terbiyelerinin verilmesi lazımdı. O yüzden fevkalade isabetli buluyorum. Eğer mekân bir ortaokul olsaydı ve müdür bey bu yaramaz, camları, çerçeveleri kıran, çiçekleri koparan öğrencileri azarlama durumunda olsaydı...
    Ülkeyi dışarıda sıkıntıya sokuyor
    Ekrem Pakdemirli (Eski Bakan): Rahmetli Turgut Özal olsaydı hepsini emekli ederdi. Rahmetli olsaydı konuşamazlardı ya da konuşurlarsa emekli olurlardı. Hükümet bir tarafa, ordu bir tarafa görüntü veriliyor. Tabii ki bu, doğru değil. Bizim dışarıdaki resmimizi bozuyor. Laf yetiştirmekten ziyade daha verimli nasıl bu işi yapabiliriz, o düşünülmeli. Hepimiz aynı gemideyiz. Ergenekon terör örgütü var ve bu gerçek. Pis kokular geliyor. Bu kokuları ayıklamak hükümetin işi değil, yargıya intikal etmiş durumda. Beyanat verip dışarıya karşı bizi sıkıntıya sokmamalı. AB'de kapalı kapılar ardında 'Siz demokratik bir ülke misiniz?' diye soruyorlar.
    Darbe özlemi içinde olanları sevindirdi
    Rıdvan Kaya (Özgür-Der Genel Başkanı): Bir süredir provokasyonlarla geliştirilen korkuları besleyerek, sorunları abartarak, çatışmacı ortamları kışkırtarak akbaba misali olağanüstü hal, sıkıyönetim ve devamında darbe özlemi içine girdikleri görülen çevreler için bu tehdit dozu yüksek konuşmalar ilaç mesabesindedir. Nitekim korkudan beslenenler ve militarizmin gönüllü kulları, köleleri, Genelkurmay Başkanı'nın sözlerini sevinç ve heyecanla karşıladıklarını anında beyan etmişlerdir. Bu tür konuşmalar, açıklamalar öncelikle yetki aşımıdır. Bu zihniyetin terk edilmesinin zamanı çoktan gelmiş ve geçmektedir. Halka had bildirmeye kalkanlar önce kendi hadlerini bilmelidirler!
    Cuntayı eleştirmek ordu düşmanlığı değil Mehmet Metiner (Gazeteci-yazar): Tehdit edici bir üslup. Kim asimetrik ve psikolojik harp yürütüyorsa açıkça söylemeli. Aksi takdirde TSK'nın yanlışlıklarını, Ergenekon ve benzeri darbeci cuntacı eğilimler dolayısıyla eleştiren herkesi ordu karşıtı, ordu düşmanı gibi bir duruma yerleştirmiş olur. Bu da son derece yanlış. Medyaya karşı topyekûn bir harbin başlangıcı gibi vermek demokratik bir ülkede olması gereken sağlıklı bir bakış açısının ürünü olamaz
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

  3. #3
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2007
    Yaş
    49
    Mesajlar
    2,545
    Teşekkür / Beğeni

    Standart

    MUSTAFA ÜNAL

    Arınç'a suikast mı?

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddiası Ankara'yı sarstı. Olayın boyutu tam çözülebilmiş değil. Ciddi olduğu kesin. Şakaya veya hafife alınacak tarafı yok. Savcının çok yönlü soruşturması sürüyor, bulgular inceleniyor.
    Polisin suçüstü yakaladığı asker kişilerin ifadeleri henüz alınmış değil. Gerçekleri, yargı ortaya çıkaracak. Konu Bakanlar Kurulu'nda gündeme geldi, Ankara Emniyet Müdürü bilgi verdi. Bu tip iddialara her zaman ihtiyatla yaklaşan Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek 'olayın ciddiyetine' dikkat çekti.
    Ayrıntıları açıklanmasa da suikast iddiasının üzerinde durmak gerekir. Operasyonun yapıldığı gün Bülent Arınç, Manisa'daydı. Parti toplantılarında konuştu. Satır araları ilginç detaylarla dolu.
    Muhalefet sözcülerinin 'ihanet' suçlamalarına tepki gösterirken söylediği şu cümle oldukça manidar: "Birilerinin yerde sürünmesi, sizin zafer çığlıkları atmanıza mı sebep olacak?"
    İlk başta ne söylediği tam anlaşılamamıştı. Ancak bir akşamüzeri alacakaranlıkta gerçekleşen operasyonun ayrıntıları ortaya çıktıkça Arınç'ın mesajları anlamlı hale geldi. "Birilerinin yerde sürünmesi" derken kastettiği, kendisine dönük suikast girişimi olmalı.

    Gözetim altında tutulanların ikisi de muvazzaf; biri albay, diğeri binbaşı. Görev yerleri ilginç... Eski adı Özel Harp Dairesi olan Seferberlik Tetkik Kurulu. Burasının operasyonel bir birim olduğu herkesin malumu.

    Arınç'ın evinin bulunduğu bölge askerî saha değil. Başta AK Parti olmak üzere siyasetçilerin yoğun olarak yaşadığı bir yer.
    Albay ve binbaşının araç ve evlerinde yapılan aramalarda; Arınç'ın konutu ve yol güzergâhına ilişkin krokilerin bulunduğu... AK Partili üst düzey yöneticilere ait özel dokümanların yanı sıra Arınç'ın mart ayından beri izlendiğini gösteren belgelere rastlandığı... İddialar arasında.
    Eğer bunlar doğruysa bu işaretler hayra alamet değil. Suikast veya başka olayların habercisi...
    Orası askerî amaçla tetkik yapılacak bir bölge olmadığına göre o iki subay acaba neyin çalışmasını yapıyordu? Rütbeleri albay ve binbaşı olan iki asker, Arınç'ın evini mart ayından beri niye yakından izler? Başbakan Yardımcısı'nın yol güzergâhının krokisi hangi amaçla çıkarılır? Herhalde hobi değil.
    Yeni bir Atabeyler çetesiyle karşı karşıya gibiyiz. Orada da muvazzaf bir askerin ajandasında AK Partililere ilişkin bazı belgeler ve Başbakan Erdoğan'ın evinin krokileri ele geçirilmişti.
    Neden Bülent Arınç?.. Arınç, kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim. Uzun süredir siyasetin içinde. Siyasî rengini belli etmekten çekinmeyen biri. Askerin siyasete müdahalesine her zaman sert tepki gösterdi.
    Özden Örnek'in günlükleri ortaya çıktığında, Şener Eruygur'un darbe planları ortaya saçıldığında... 'İyi ki bu paşalarla savaşa girmemişiz.' dedi. Onun bu sözünü genelleyenler, bütün paşalara söylemiş gibi anlam yükleyenler oldu. Oysa Arınç, Örnek ve Eruygur gibi sabah akşam darbe planları yapanları kastetmişti.
    Acaba birileri durumdan vazife mi çıkardı? Genelkurmay Başkanı, geçen hafta TSK'yı hedef alan 'psikolojik, asimetrik saldırılardan' söz etti ama askeri asıl yıpratan bu tip faaliyetler. İki muvazzaf subay mart ayından beri Başbakan Yardımcısı'nın evini tetkik ve keşifle meşgul...
    Başbuğ'un, kamuoyunu tatmin edecek açıklama yapması gerekmiyor mu?
    Türkiye, bir süredir unuttu ama siyasî suikast kaos ve kargaşa demek. Yine birileri puslu hava peşinde. İşaretler, bulgular, iddialar çok ciddi.

    23 Aralık 2009, Çarşamba
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

  4. #4
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2007
    Yaş
    49
    Mesajlar
    2,545
    Teşekkür / Beğeni

    Standart

    Özel Kuvvetler’in karargâhında arama

    EKŞİ/ANKARA26 Aralık 2009




    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı takip ettiği öne sürülen iki sabayın Seferberlik Tetkik Kurulu binasındaki ofislerinde gece yarısı arama yapıldı.


    Arınç’a suikast girişimi iddiasıyla Cevizlidere Caddesi’nde gözaltına alınan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevli İstikham Binbaşı İ.G. ile Topçu Albay E.Y.B.’nin Kirazlıdere’deki ofislerinde iki savcı dün gece yarısı arama yaptı. Soruşturmayı yürüten Savcı Mustafa Bilgin ile bir nöbetçi savcı beraberindeki polislerle birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı’nın Kirazlıdere’de bulunan binasına dün akşam saat 19.30 sıralarında geldi. Görevli askerlerin uyarısı üzerine binaya polisler alınmazken iki savcıya askeri savcılar da eşlik etti.

    Savcılar, Arınç’ı izlediği öne sürülen Topçu Albay E,Y.B. ile İstikham Binbaşı İ.G.’nin odasında yaklaşık 4 saat süren bir arama yaptı. Arama sırasında bazı evraklarla, subayların kullandığı bilgisayarların hard disklerine incelenmek üzere el konuldu.

    Yola barikat kuruldu

    Kirazalıdere’de bulunan Seferberlik Tetkik Kurulu’na giden yol askerler tarafından barikat kurularak trafiğe kapatıldı. Basın mensupları aramanın yapıldığı çalışma ofisine yaklaştırılmadı.

    Savcılık yetkilileri, subayların evlerinde ve işyerlerinde el konulan bilgisayar hard diskleri ile diğer evrakların incelemesinin ardından gerekirse ifadelerine başvurulacağını kaydettiler.

    Geçtiğimiz hafta Arınç’ın evinin bulunduğu Çukurambar Semti’nde iki subay polisler tarafından gözaltına alınmıştı. Topçu Albay E.Y.B. ile İstikham Binbaşı İ.G. emniyete götürülmüş daha sonra savcılık talimatı ile ifadeleri alınmadan serbest bırakılmışlardı.
    Herkes Pinokyo gibi tahtadan insana dönüşme şansı bulamadı,
    Kimileri hep odun kaldı...(Goethe)

  5. #5
    Üyelik tarihi
    10.Mart.2007
    Yaş
    42
    Mesajlar
    9,209
    Teşekkür / Beğeni

    Standart

    Tsk hakında yapılan salt siyasi içerikli yorumlar , bu konuda hiç kimseye fayda sağlamayacağı gibi tartışmalara da yol açacaktır. Bu sebeple ,haber içerikli yazıların http://forum.keyborsa.com/t%FCrkiye-...teorileri.html topiğine eklenmesini rica ediyorum. Bu sebeple topik kapanmıştır.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Her saat üç canlı türü yok oluyor
    Konu Sahibi Yeşil Zeytin Forum Doğa ve İnsan
    Cevap: 4
    Son Mesaj : 27.Aralık.2009, 14:05
  2. Hukuk sisteminde neler değişiyor?
    Konu Sahibi naz Forum Hukuk
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 16.Şubat.2009, 13:45
  3. Akbil tarih oluyor
    Konu Sahibi simurg Forum Ekonomi & Finans Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 06.Eylül.2008, 09:45

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
YASAL UYARI
Ekonomi, Borsa ve Para piyasaları" bölümünde yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan Seri:V, No:52 Sayılı "Yatırım Danışmanlığı Faaliyetine ve Bu Faaliyette Bulunacak Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çevresinde sunulmaktadır. Burada ulaşılan sonuçlar tercih edilen hesaplama yöntemi ve/veya yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmakta olup, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabileceğinden sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu sitede bulunan veriler, görüş ve bilgi arasında bir bağlantı kurulamayacağı gibi, söz konusu yorum/görüş/bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan www.keyborsa.com web sitesi ve/veya yöneticileri sorumlu tutulmaz.
Google Privacy Policy
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193