Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: komplo teorileri 2009+Mitli+

  1. #1
    Üyelik tarihi
    04.Haziran.2009
    Mesajlar
    24
    Teşekkür / Beğeni

    Standart komplo teorileri 2009+Mitli+

    Dilipak'tan şaşırtan komplo teorileri

    Vakit Gazetesi Yazarı Abdurrahman Dilipak Ergenekon çözümlenemezse darbe olur dedi ve tarih verdi. Dilipak Yazıcıoğlu'nun ölümüne için şu yorumu yaptı.




    27 Haziran 2009 16:34
    Vakit Gazetesi Yazarı Abdurrahman Dilipak, ABD kaynaklı Ergenekon Operasyonu'nun mahkeme tarafından çözülememesi durumunda bu yılın eylül ve ekim aylarında bastırılmak üzere bir darbenin kapısının aralanabileceğini belirterek, "Ergenekon, çatışma yoluyla çözümlenemezse, AK Parti'nin oyları düşürülerek 2010 sonunda erken seçime gidilebilir" dedi.

    Helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne şüpheli bakılması gerektiğini belirten Dilipak, "Çatlı ile dirsek temasında olan Yazıcıoğlu'nun ortadan kaldırılması, ABD'nin yürüttüğü planın bir ayağı olabileceği aklınızın bir kenarında bulunsun" diye konuştu.

    Mazlum-Der Kayseri Şubesi tarafından düzenlenen 'Geçmişteki Darbeler' konulu konferansa katılan Vakit Gazetesi Yazarı Abdurrahman Dilipak, gündemle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Amerika'nın Türkiye'deki derin devletin yapısını değiştirecek bir projesinin olduğunu ifade eden Dilipak, 28 Şubat sürecinden önce Refah Partisi hükümetinin Çatlı'yı desteklediğini söyledi. Ergenekon'un 28 Şubat sürecinden önce planlandığını söyleyen Dilipak, derin devlet içerisindeki kontrol dışı unsurların Erbakan eliyle tasfiye edileceğini kaydetti.

    Dilipak, "Siyasi ve bürokraside yer alan bu unsurların hesaba çekilemeyecek olanı da Çatlı kendisi temizliyordu. Çatlı'nın yanındaki Sedat Bucak ise Çiller'in bir sponsoruydu. Çatlı, Mahsin Yazıcıoğlu ile dirsek temasına girdi. Muhsin Yazıcıoğlu'nu ortadan kaldırılmasının sebebi, bu işler de olabileceği aklınızın bir kenarına tutun. Operasyonla, Alevi, sol ve Kemalist unsurların bir an önce temizlenmesi gerekiyordu. Bu çerçevede komünist unsurlar temizlenecekti. Kontrol edilemeyen unsurlar, Çatlı'yı ortadan kaldırınca Refah Partisi devrildi" şeklinde konuştu.

    "28 ŞUBAT SÜRECİ BİR BAŞKALDIRIŞTIR"

    28 Şubat'ın ABD'ye karşı bir başkaldırış niteliğinde olduğunu ifade eden Dilipak, "28 şubat ABD ya da NATO, daha doğrusu darbeye karşı bir başkaldırıştır. Komünistler, 'Biz de burada varız' dedi. Bu olay o kadar derinki, mesela PKK onlara hiç de yabancı değil. Apo'nun rolü siyasiydi. Onun da bu oyunda bir rolü vardı. Amerika bu işi bitirmeye kararlı. Ergenekon Operasyonu doğrudan ABD'nin yürüttüğü bir operasyondur. Bugün yapılan operasyonla ABD, bu işi tamamen bitirmeyi istiyor. Kontrolden çıktığı unsurlarının yok edilmesi değil, yeniden yapılandırılması söz konusu. İleriki dönemlerde oraya sakallılar ve baş örtülüler de alınacak. Bunu yaparken de Kemalist, Alevi ve solcu unsurları da temizlenecek. ABD, Özden Örnek raporunu ortaya çıkardı. Abdullah Gül, kendisine sunulan Özden Örnek raporunu masanın altına koydu. O kadar kolay bir şey değil. Büyük bir lokma bu" ifadelerini kullandı.

    Uğur Mumcu suikastıyla ilgili açıklamalar da yapan Dilipak, "Mumcu niçin ortadan kaldırıldı? Tabi ki gördüklerinden dolayı. Başka hikayelerle karşılaştı. Apo meselesiyle karşılaştı. 40. odayı gördü diye Uğur Mumcu'yu öldürdüler" ifadelerini kullandı.

    Erdoğan'ın Büyükanıt ile Dolmabahçe Sarayı'nda yaptığı görüşmeyi de esprili bir dille anlatan Dilipak, "Erdoğan, Büyükanıt ile masaya oturdu. Büyükanıt, Erdoğan'ın aile raporlarını sundu. Erdoğan da, 'inceleyim, sonra görüşürüz' dedi. Dolmabahçe'deki büyük toplantıda ise Erdoğan da Büyükanıt'a ait raporları masaya koydu ve 'Bak bunlar da var. Ama biz sana güveniyoruz' dedi. Büyükanıt da 'Biz de inanmıyoruz. Biz sadece gösterdik' iddiasında bulundu.

    "EYLÜL VE EKİM'DE DARBE KAPISI ARALANABİLİR"

    Özden Örnek raporunu yayınlayan Nokta Gazetesi'ne yönelik soruşturma açıldığını da hatırlatan Dilipak, konuyla ilgili olarak Taraf Gazetesi'nin olayın üzerine gitmesinin operasyonun son gelişmesi olarak nitelendirdi. Konunun kamuya mal edildiğini söyleyen Dilipak, Ergenekonu mahkemenin çözüme kavuşturmaması halinde bu yılın eylül ve ekim aylarında darbe yaşanabileceğini ileri sürdü. Darbe teorisi hakkında bilgiler veren Dilipak, "Bu olay kamuya mal oldu. Milyonlarca sayfadan oluşan birçok belge var.

    Yargı yoluyla kontrol dışı unsurların tasfiyesi gözüküyor. Mahkeme birçok kişiyi alabilir. Ama, karardan hemen sonra mahkeme af çıkarıp, bunların hepsini af edecektir. Binlerce kişi devlet tarafından görevlendirilmiştir. Bunlar da ne yaptıklarının çok da farkında değiller. Mahkeme de bu işin altından kalkamayacak. Zaten birçok engellemeler var. Savcılar görevden alınıyor. Yüksek mahkeme engellenmeye çalışılıyor.

    Eğer mahkeme bunu halledemezse önümüzdeki dönemde Türkiye'de eylül ve ekim aylarında bastırılmak üzere bir darbeye kapı aralanabilir. Bu olay sonucunda epey bir adamın işini bitirirler. Çatışma yoluyla da çözülemeyecekse de 2010 başından itibaren de şu an AK Parti anayasal çoğunluktan salt çoğunluğa düştü. Daha sonra da salt çoğunluktan normal çoğunluğa götürülecek. 2010 sonunda ise hükümeti erken seçime götürmek planlanıyor" ifadelerini kullandı.

    Şu an darbe sonucu ortaya çıkan 1982 anayasasının yürürlükte olduğunu söyleyen Dilipak, "Hala darbe anayasası var. İç hizmet yönetmeliği yürürlükte. Hala Amasya Kararnamesi yürürlükte. Darbenin bütün şartları hazırdır. Asker yetkilerini kullanacak olursa, darbe yapacak bir zemin oluşturulur" şeklinde konuştu.


    İHA

  2. #2
    Üyelik tarihi
    04.Haziran.2009
    Mesajlar
    24
    Teşekkür / Beğeni

    Standart Eski Düzen Tasfiye Ouyor



    ABD ile Rusya ''yeni dünya düzeni'' konusunda ''net olarak'' anlaşmaya vardılar! Şimdi ''denklem'' ve ''dinamikler'' tesis edilecek! Peki kimler kaybedecek?



    DÜN bu köşede tartışmaya başladık, Amerika destekli "karşıt parça" oluşumu! Yani diyalektiğin diğer tarafı; Rusya, Hindistan, iran, Çin yapılanması...
    Üstünden 24 saat geçmedi, iki önemli ve hemen bunların altında sorgulanması gereken iki "bağlantılı" gelişme oldu...

    Önemli haberlere bakalım Amerika, Rusya ile "nükleer" detaylar dahil "8 ana madde" üzerinde anlaştı... 2- Rus Başbakanı Putin, Türkiye'ye gelmeye karar verdi...
    Bağlantılı gelişmelere bakalım: 1- Rus Patriği Türkiye'ye geldi ve "Erdoğan'ı övdü". 2- ABD, İsrail İran'a saldırırsa "engel olamayacaklarının" altını çizdi!
    Diyeceksiniz ki; israil'in iran'ı vurması tam ters bir gelişme değil mi? Hani Rusya-Hindistan-İran-Çin yakınlaşacaktı?
    Hemen soralım; Rus Patrik İstanbul'da "Erdoğan'ın hangi ülkeye" sert çıkışını övdü? israil... Peki ABD, israil'i hangi ülke ile "karşı karşıya" bıraktı? İran... Böyle bir denge içinde İran hangi ülkeye yakınlaşıyor? Rusya!
    Sevgili dostlar, aslında aylardır yazmaya çalışıyorum; denge tamamen değişti, değişiyor! ABD ile Rusya "yeni dünya düzeni" konusunda "net olarak" anlaşmaya vardılar! Şimdi "denklem" ve "dinamikler" tesis edilecek! Peki kimler kaybedecek? Yeni "kutuplaşmada" en belirgin tek bir kaybeden var; Avrupa Birliği!
    Son bir soru ile bitirelim: Dünya borsaları "tam olarak varlık" gösteremezken, Türkiye AB ile ilgili bir adım dahi atamazken; Türk sermaye piyasaları neden dünya geneline göre % 12-20 daha alıcılı? Dolar neden her fırsatta 1.55 altında?
    Cevap çok zor değil; doktrin değişti! Türkiye "artık borçlanarak" günü geçiren bir yapıdan "yeni bir süper güç" olma yoluna giriyor! İster inanın, ister inanmayın!
    Olabilir mi? Bizi yönetenler "bu değişimi" doğru anlarlar ve gerekli adımları atabilirlerse; gelecek geçmişten çok farklı olacak!

    Ne demiştik?

    SEVGİLİ dostlar, "Rusya-ABD" anlaşması ile bütün dünyanın anladığı doğrusu "acaba" demeye başladığı "doktrini" bugün savunmaya başlamadım...
    Uzun süredir "üzerinde" ısrar ediyorum... "Hayal" diyen çok oldu ama ben inandım hâlâ da inanıyorum!
    Bakın o dönemde neler yazmıştım:
    "...1- 1999-2008 arasında petrolün 100 dolar sınırını aştığı dönemde değişen 'Rus makro ekonomik' göstergelerini izliyor musunuz?
    2- israil'in, İran'a saldırıyı Amerika destekli bir şekilde başlatabileceğinin tartışıldığı bir yapıda, Rusya'da "neler olabileceğini" tahmin ediyor musunuz?
    3- Putin'in attığı imza ile 'Rusya'yı küresel tekellere' kapatmasına ve yeni devlet başkanının 'Rusya, İsviçre olacak' tezine dikkat ediyor musunuz?
    4- Avrupa Birliği denilen yapının ekonomik çöküşün arifesinde olduğunu 'görebiliyor musunuz'?
    5- Çöken Avrupa'nın yerini 'diyalektik' yapı içinde Rusya-Hindistan-iran-Çin dörtlüsünün almasını sorguluyor musunuz? Sorular daha da uzatılabilir. Yazdıklarımın 'hepsine' sonuna kadar inanıyorum ve 1945-1989-2001 gibi, dünyanın yeni bir 'eksen kaymasının' hemen öncesinde olduğunu düşünüyorum. Düşünüyorum ama 'kafasını kuma gömen' ülkemde, 'Avrupa Birliği yalanından' başka bir şeyi tartışmak mümkün olmadığı için, bu gerçekleri kamuoyuna anlatmam çok zor... Türkiye ne yapabilir? Yapacağımız çok açık; bu değişimi, yeni diyalektiği anlamaya çalışmak ve 1945-1960 arasında denenen, Menderes ve arkadaşlarının 'idamı' ile sonuçlanan sürece doğru hamleler yapmak... Daha doğrusu bölgede ABD-Türk-Rus ortaklığı için çıkış yolları aramak. Rusya buna hazır mı diyeceksiniz? Dünya 'oyuncusu' olmak isteyen Ruslar, bu 'yolu' bizden çok daha net ve akılcı şekilde analiz edebiliyorlar... Avrupa Birliği yalanından bir an önce kendimizi kurtarır ve çevremizin, dünya düzeninin nasıl şekilleneceğini anlamaya çalışırsak, kurulacak yeni dünya düzeninde yerimizi alırız. Bu adımı atamaz ve Türk kamuoyuna sızmış 'kafa karıştırıcıların' oyunlarına 'kapılırsak' sonumuz 'yok olacak' olan Avrupa'nın kaderini paylaşmaktan başka bir şey değil..."

    Türkiye'de 'eski düzene' dayananlar tasfiye olacak...

    ŞİMDİ gelelim en önemli soruya: "yukarıda yazdıklarım" Türkiye'de ne değiştirecek?
    Sevgili dostlarım, çok şey değişecek!
    IMF anlaşmasından başka "ekonomik model" bilmeyen, "orta ve küçük ölçekli" şirketlerin aleyhine dahi çalışsa "AB'ye tam teslimiyet tabanlı gümrük birliğini" ülke içindeki "diğerlerini" ezmek için kullanan, IMF'den "borçlan" içeride "kendine transfer et" mekanizmalarını "iş yapmak" diye pazarlayan ve en önemlisi "eski teze göre yerleşik" hale gelenler, çok hızlı "tasfiye" edilecek!
    Daha mı açık yazayım! Yazayım! Türkiye'de "iş yapma anlayışını" eski "tehdit" üzerine kuran ve "iş yapmasa" dahi "yerleşik rant mekanizmaları" sayesinde "iş yapar" görünenler "tasfiye olacaklar"!
    Türkiye'de "iş dünyasında her alanda büyük değişimler ve büyük vedalar" göreceksiniz!
    Olmaz mı diyorsunuz! Bence acele etmeyin, bekleyin ve gözlerinizle göreceklerinize inanamayacaklarınızı da bence "şimdiden not" edin!
    Son olarak 10 puanlık uzman sorusu; sizce yeni sisteme göre Türkiye'de "hangi ülke destekli kişi ve şirketler" tasfiye olacak! Cevap çok zor değil; yeni denklemde "hangi birlik" kaybedecek"?
    Not: Bu değişim "PKK'nın tasfiye edilmesinden Ergenekon sürecine kadar" birçok dinamiği etkileyecek! Önümüzdeki günlerde tartışmaya devam edeceğiz.



    YİĞİT BULUT

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Gelişmeler - Akıl Oyunları - Strateji - Komplo Teorileri
    Konu Sahibi KUTERO Forum Türkiye Gündemi
    Cevap: 486
    Son Mesaj : 27.Mayıs.2011, 17:11
  2. Komplo teorileri 2008+Simurg+
    Konu Sahibi simurg Forum Komplo Teorileri
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 24.Aralık.2008, 07:56
  3. 2009 maaşları
    Konu Sahibi güneşş Forum Ekonomi & Finans Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 03.Eylül.2008, 21:02
  4. Komplo teorileri 2007+Simurg+
    Konu Sahibi simurg Forum Komplo Teorileri
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 11.Eylül.2007, 00:44

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
YASAL UYARI
Ekonomi, Borsa ve Para piyasaları" bölümünde yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan Seri:V, No:52 Sayılı "Yatırım Danışmanlığı Faaliyetine ve Bu Faaliyette Bulunacak Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çevresinde sunulmaktadır. Burada ulaşılan sonuçlar tercih edilen hesaplama yöntemi ve/veya yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmakta olup, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabileceğinden sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu sitede bulunan veriler, görüş ve bilgi arasında bir bağlantı kurulamayacağı gibi, söz konusu yorum/görüş/bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan www.keyborsa.com web sitesi ve/veya yöneticileri sorumlu tutulmaz.
Google Privacy Policy
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193