İbrahim Sağır Şiirleri

Collapse
X
 
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts
  • ali şahin
    Katılımcı
    • 12 Mart 2007
    • 85

    #1

    İbrahim Sağır Şiirleri

    HAYATI
    1936 yılında Balıkesir ili,Gönen İlçesi, Paşaçiflik Köyü’nde dünyaya geldi. İlkokulu köyünde, ortaokulu Bandırma’da bitirdi. Hv.Asb. Teknik Okulu’na girdi. 1957 yılında bitirip Hv.Asb.Çvş. Olarak Türk Hava Kuvvetleri’nde göreve başladı. İzmir, Eskişehir, Malatya’da 27 yıl görev yaptıktan sonra 1984 yılında kendi isteği ile emekli oldu.

    Şiir yazmaya ortaokul ikinci sınıfta başladı. Türkçe öğretmeni Haşim Nezihi OKAY’ın teşvik ve yardımlarını gördü. İlk şiirleri 1953 yılında 20. Asır dergisi’nde Behçet Kemal ÇAĞLAR’ın yönettiği “GENÇ ŞAİRLER” sayfasında yayımlandı. Daha sonra Hayat, Türk Edebiyatı, Çağrı, Size, Edebiyat Güncesi, Gülpınar gibi pek çok edebi dergi, gazete ve antolojilerde şiirleri okuyucu ile buluştu.

    Şiir çalışmalarına, emekli olduktan sonra yerleştiği Eskişehir’de devam etti. Türk Edebiyatına katkıda bulunmak adına 1992 tarihinde, 7 arkadaşı ile birlikte ESKİŞEHİR ŞAİRLER DERNEĞİ’ni kurdu.

    Şiirlerinin bir kısmını topladığı ‘ DUYGU KERVANI’ adlı ilk kitabını 2000 yılında çıkardı. Bölgesel, ulusal ve uluslar arası şiir yarışmalarına katıldı. Pek çok yarışmada birincilik, ikincilik, üçüncülük, jüri özel ödülü ve mansiyon derecelerini kazanarak ödüller aldı.

    1997 yılında Atatürk Üniversitesi, Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Nasır TEKİN tarafından “İbrahim Sağır’ın Hayatı ve Şiirlerinin Tasnifi”adı altında, 2001 yılında da Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğrencisi Hasan KILIÇ tarafından “İbrahim Sağır ve Duygu Kervanı”adlı şiir kitabının incelenmesi adı altında bitirme tezi hazırlandı.Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi ve Türkiye’de Kim Kimdir Ansiklopedisinde biyogrofileri,Edebiyatımızda İsimler antolojisinde yayımlandı.
  • ali şahin
    Katılımcı
    • 12 Mart 2007
    • 85

    #2
    Ali'ye ilk Mektubum

    Vatandan haberler sormuşsun bana,
    Particilik halkı böldü be Ali.
    O çekti bu yana,şu öte yana,
    Birlik dediğin şey öldü be Ali.

    İşleri iyice bozduk bok ettik,
    Nice güzel değerleri yok ettik,
    Ormanları yaka yaka tükettik,
    Dost ağladı düşman güldü be Ali.

    Adam kayırmayı erdem belledik,
    Hinoğlu hinlikte cin’i solladık,
    Hak hakikat ateşini külledik,
    Adalet kahrından öldü be Ali.

    Vatandaşlık baştan sona bir çile,
    Torpilsiz girilmez helaya bile,
    Daireler eş dost akraba ile,
    Lebalep lebalep doldu be Ali.

    Aydınlar millete üstten bakıyor,
    Züppeler südyene dolar takıyor,
    Kömür fiyatları cüzdan yakıyor,
    Vatandaşın yüzü soldu be Ali.

    Gazeteler tabak çarşaf satıyor,
    Renkli camlar örfe kurşun atıyor,
    Hayasızlar din imana çatıyor,
    İşler Arap saçı oldu be Ali.

    Bölücüler,talancılar yan yana,
    İftiracı,yalancılar yan yana,
    Daha ne kaldı ki yazayım sana,
    Kurt sürüye çoktan daldı be Ali.

    Mebusluk bir kıyak saltanat şimdi,
    Bayana emanet o kır at şimdi,
    Seçim bazılara bir sırat şimdi,
    Meydanı toz duman aldı be Ali.

    Ahval böyle dostum üzdümse affet,
    Ne oğlanda vakar,ne kızda saffet,
    Kaçtı utancından dağlara iffet,
    Namusu kırağı çaldı be Ali.


    1999

    İbrahim Sağır

    Yorum

    • ali şahin
      Katılımcı
      • 12 Mart 2007
      • 85

      #3
      Ali'ye Mektup-2

      Devri vahametin çöktü sıkleti,
      Bir adım öteyi görmüyok Ali.
      Sundular her sabah bir zam çikleti,
      Bu da nedir diye sormuyok Ali.

      Ecinniler karışıyor her işe,
      Halkın aklı ermez oldu gidişe,
      Herkesin yüzünde korku,endişe,
      Hiç üstünde bile durmuyok Ali.

      Siyasetin ipi çıktı pazara,
      Halkın sesi alınmıyor nazara,
      İltifat yok düşünüre,yazara,
      Bir nebzecik kafa yormuyok Ali.

      Firavun meşrepli baylar türedi,
      Üç beş değil üredikçe üredi,
      Her tarafı sardı korku meredi,
      Dosta selam bile vermiyok Ali.

      Sağır sade sana döker içini,
      Sorma bana neden,nasıl,niçini,
      Yemiyoruz diye devlet baç’ını,
      İnsan sınıfına girmiyok Ali.

      İbrahim Sağır

      Yorum

      • ali şahin
        Katılımcı
        • 12 Mart 2007
        • 85

        #4
        Ali'ye Mektup 9

        Niçin kestin mektubunu diyorsun,
        Burada vaziyet toz, duman Ali.
        Dobra dobra sözüm hep biliyorsun,
        Yazsam olur koca bir roman Ali.

        Millete küfretmek pirim yapıyor,
        Avrupa’dan hemen ödül kapıyor,
        Moral bağlarımız bir bir kopuyor,
        Mürteci bellendi Müslüman Ali.

        Özgürlüğün bir kesime tadı var,
        Bir kesime vatan edilmede dar,
        Daha neler var ki akıla zarar,
        Karıştı taneyle sap saman Ali.

        Bazı okullara kilidi vurduk,
        Çağdaşlık adına dini hor gördük,
        Emir kumandayla hükümet kurduk,
        Zamlardan ezildik el aman be Ali.

        Şirretlerin sözü can baş üstüne
        Vatandaş döküyor yaş yaş üstüne,
        Yorumlar edilir savaş üstüne,
        Zaman öyle kötü bir zaman Ali.

        İbrahim Sağır

        Yorum

        • ali şahin
          Katılımcı
          • 12 Mart 2007
          • 85

          #5
          Ben Türküm

          BEN TÜRKÜM

          Gece gündüz bu hasret bırakmaz beni bana,
          Alır götürür bir his Turan’a hey Turan’a!
          Beş bin yıl ötelerden yankılar benim sesim,
          Fırtınaya dönerdi savaşlarda nefesim.
          Çin seddine yürüyen ordularda hayalim.
          Zaferlerle taçlandı her savaşta hilâlim.
          Yenisey’den Tuna’ya uzandı kanatlarım,
          Üç kıtada rüzgârla yarışırdı atlarım.
          Ahmet Yesevi huylu erlerin ahfadıyız,
          Mevlânâ’da, Yunus’ta hoşgörünün bâdıyız.
          Itri’den bir ses duysak heyecan verir bize,
          Bir Dadal kesiliriz saz alsak elimize.
          Aynı imanla çarpar kalbimiz genç, ihtiyar,
          Bu vatan benim diyen, Türküm diyen bahtiyar.
          Yiğitliğim Fatih’den, Yavuz’dandır bakışım,
          Barbaros’la Akdeniz âfâkında çakışım,
          Mohaç’ta sabahlarsam, Budin’de akşamlardım.
          Zulme, zâlime kalkan, mazluma hâlâskârdım,
          Aydınlık şafaklara açık yelkenlerimiz,
          Birbirini tamamlar kadınımız, erimiz.
          Bizdik Çanakkale’de etten, kemikten hisar,
          Daha dünkü destanım, Sakarya, Dumlupınar.
          Kösler vurmaya görsün, kaynar damarda kanım,
          Vatan darda kaldı mı koşar kızım, kızanım,
          Birer Nene Hatun’dur ak duvaklı gelinler,
          Şanımı tarih okur, toprak dinler, gök dinler.
          Bayrağımın gölgesi en mukaddes yer bize,
          Kast edeni boğarız milli birliğimize.
          Tarihin süzgecinden yüz akıyla geçeniz,
          Baş eğdi milletime üç kıta, yedi deniz.
          Gece gündüz bu hasret bırakmaz beni bana,
          Alır götürür bir his Turan’a hey Turan’a!

          İbrahim Sağır

          Yorum

          • ali şahin
            Katılımcı
            • 12 Mart 2007
            • 85

            #6
            Bu da bir yeniçerilik

            .Fitne ile meşgul üç beş geveze,
            Hükümeti yıkmak dilerler Ali.
            Sarılmışlar birkaç yalancı teze,
            Hakkı hakikati silerler Ali

            Gazete mi ceride mi ne ise,
            İşleri güçleri hile desise,
            Ortalığı verip dumana,sise,
            Keyifle seyreder gülerler Ali.

            İstemezük diye dikerler başı,
            Olaylara bakışları hep şaşı,
            Onlar çıkar kaldır altından taşı,
            Sabah akşam kemlik dilerler Ali.

            Laiklik sakızı çiğner dişinde,
            Milleti parçalar böler düşünde,
            Üç kuruşluk menfaatin peşinde,
            Tozuta tozuta yelerler Ali.

            Başka şey düşünür başka şey söyler,
            Gerçeğin yolunu tıkar bu beyler,
            Her deliğe girer çıkar bu beyler,
            Utanır bunlardan kelerler Ali.

            Masum pozlarına yatarlar bazı,
            Zalim avcılara olurlar tazı,
            Bam teline basıp çalarlar sazı,
            Kuzu postu ile melerler Ali.

            Fikirleri konttan,misterden sörden,
            Menfaat umarlar şaşıdan körden,
            Haz alırlar anarşiden,terörden,
            Kalbur gibi halkı elerler Ali.

            2000

            İbrahim Sağır

            Yorum

            • sagir
              Yeni Üye
              • 24 Kasım 2008
              • 40

              #7
              Gittiler

              GİTTİLER


              Azalıyor kabir ile aramız,
              Dostlar birer birer göçüp gittiler.
              Ne zaman bilinmez ama sıramız,
              Hepsi birden bire uçup gittiler.

              Çıkacağız bu dünyanın kolundan,
              Olgun meyve düşer gibi dalından,
              Dost omzunda mezarlığın yolundan,
              Ahirete kanat açıp gittiler.

              Böyle işler her dem İlâhî yasa,
              Öğütür hayatı çile, gam tasa,
              Arkada kalanlar düşerler yasa,
              Artlarından hüzün saçıp gittiler.

              Dünya şöyle bir kenara itince,
              Sağlık,sıhat, yavaş yavaş yitince,
              Sermayei ömürleri bitince,
              Ecel şerbetinden içip gittiler.

              Ebedi kalanı göster cihânda,
              Bütün sevgililer hep öte yanda,
              Üç beş zaman oyalanıp bu handa,
              Mezar kapısından geçti gittiler.

              Yenildiler bu dünyanın bârına,
              Bakmadılar ticaretin kârına,
              Attılar her şeyi arkalarına,
              Ebedî âlemi seçip gittiler.

              Ölümünü konu koşu duydular,
              Esvapların birer birer soydular,
              Namaz için musallaya koydular,
              Üç beş metre kefen biçip gittiler.

              İbrahim SAĞIR

              Yorum

              • sagir
                Yeni Üye
                • 24 Kasım 2008
                • 40

                #8
                Gör Hele

                Eğer sen istersen tüm engelleri,
                Yıkar mıyım, yıkmaz mıyım gör hele.
                Yaşadığım mutsuz bu git gelleri,
                Yakar mıyım, yıkmaz mıyım gör hele.

                Sana nihân, bana malum bu acı,
                Çıksın aramızdan firkât kıskacı,
                Başına aşkımdan mutluluk tacı,
                Takar mıyım, takmaz mıyım gör hele.

                Gönül verdim o tertemiz özüne,
                Alıştırdın kaprisine, nazına
                Evet desen şunun, bunun sözüne,
                Bakar mıyım, bakmaz mıyım gör hele.

                Bağlamışım gönlü zülfün bağına,
                Aşkımı aşkınla yaz dudağına,
                Mutluluktan uçar da ayağına,
                Çöker miyim, çökmez miyim gör hele.

                Alırdım ilhâmı gül benizinden,
                Bâde sunsan bana aşk denizinden,
                Irmak olur peşin sıra izinden,
                Akar mıyım, akmaz mıyım gör hele.

                İbrahim SAĞIR

                Yorum

                • sagir
                  Yeni Üye
                  • 24 Kasım 2008
                  • 40

                  #9
                  Sensizlik

                  Sensizliğin çökünce bu şehirin üstüne,
                  Yüreğime her yönden gam üstüne gam gelir.
                  Ben kurban adamışım bu canımı kastına,
                  Kurbanlığın sırası elbet bir akşam gelir.

                  Güzellerin huyudur ağlatmak âşıkını,
                  Sen de güzelsin madem ağlatacaksın elbet.
                  Efsunlu gözlerindir âşk kılıcının kını,
                  Bir sıyırıp çektin mi saplamaya devam et.

                  Bu sevdâlı gönlümle dertteyim gülüm dertte,
                  Her ne yöne yönelsem hep sen varsın karşımda.
                  Sana açamadığım duygularım nöbette,
                  Bekler durur cinnetin perileri başımda.

                  “Aç susuz yaşanır, âşksız yaşanmaz.”diyen sen,
                  Nasıl olur da böyle âşka bîgâne kalır.
                  Bir türlü çözemedim ne yöndedir hendesen,
                  Yeter artık ey güzel biraz gururunu kır.

                  İbrahim SAĞIR

                  Yorum

                  • simurg
                    Administrator
                    • 10 Mart 2007
                    • 9248

                    #10
                    sagir Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
                    Eğer sen istersen tüm engelleri,
                    Yıkar mıyım, yıkmaz mıyım gör hele.
                    Yaşadığım mutsuz bu git gelleri,
                    Yakar mıyım, yıkmaz mıyım gör hele.

                    Sana nihân, bana malum bu acı,
                    Çıksın aramızdan firkât kıskacı,
                    Başına aşkımdan mutluluk tacı,
                    Takar mıyım, takmaz mıyım gör hele.

                    Gönül verdim o tertemiz özüne,
                    Alıştırdın kaprisine, nazına
                    Evet desen şunun, bunun sözüne,
                    Bakar mıyım, bakmaz mıyım gör hele.

                    Bağlamışım gönlü zülfün bağına,
                    Aşkımı aşkınla yaz dudağına,
                    Mutluluktan uçar da ayağına,
                    Çöker miyim, çökmez miyim gör hele.

                    Alırdım ilhâmı gül benizinden,
                    Bâde sunsan bana aşk denizinden,
                    Irmak olur peşin sıra izinden,
                    Akar mıyım, akmaz mıyım gör hele.

                    İbrahim SAĞIR
                    Sn. İbrahim Sağır, bu güzel şiirleriniz için teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık.
                    https://twitter.com/keyborsa_simurg

                    Yorum

                    • sagir
                      Yeni Üye
                      • 24 Kasım 2008
                      • 40

                      #11
                      Gel Gör

                      İlk göz ağrım sana sitemlerim var,
                      Mecnun oldum gel gör,del’oldum gel gör.
                      Bekledim yolunu yaz,kış ve bahar,
                      Yağmur oldum gel gör sel oldum gel gör.

                      Zaman zaman gül yüzünü görmeye,
                      Saçlarını belik belik örmeye,
                      Eşiğine varıp yüzüm sürmeye,
                      Bulut oldum gel gör, sel oldum gel gör.

                      Aklım döndü sevdan ile şaşkına,
                      Aldırmadın gönlümdeki taşkına,
                      Şiir yazdım beste düzdüm aşkına,
                      Mızrap oldum gel gör, tel oldum gel gör.

                      Yüzüm tutmaz ikrarımdan caymaya,
                      Usanmadım hafta, ay, gün saymaya,
                      Güzelliğin bu dünyada yamaya,
                      Lügat oldum gel gör, dil oldum gel gör,

                      Hasretindir bu gönlümü dağlayan,
                      Yollarımı yollarına bağlayan,
                      Kaderine küsüp küsüp ağlayan,
                      Irmak oldum gel gör,göl oldum gel gör.

                      Güldüğün an gül açardı yüzünde,
                      Dursa idin ne olurdu sözünde,
                      Neler saklı bilemedim özünde,
                      Esir oldum gel gör kul oldum gel gör.

                      İbrahim Sağır


                      Yorum

                      • sagir
                        Yeni Üye
                        • 24 Kasım 2008
                        • 40

                        #12
                        Vefasiz

                        Yalnız ona açtım gönül köşkümü,
                        Gel derim gel derim gelmez vefasız.
                        Bir hediye dedim sundum aşkımı,
                        Al derim al derim almaz vefasız.

                        Yalvarışım para etmez ne çare,
                        Bir bakışı eder beni bin pare,
                        Şaka diye olsun kapım bir kere,
                        Çal derim çal derim çalmaz vefasız.

                        Kalbim ile oynamaktan haz eder,
                        Zaman zaman işve eder, naz eder,
                        Düşlerime gelir bazı geceler,
                        Kal derim kal derim kalmaz vefasız.

                        Hasretine dayanacak halim yok,
                        Ondan gayrı zulmedecek zalim yok,
                        Beni hedef tutmuş kirpikleri ok,
                        Gül derim gül derim gülmez vefasız.

                        İbrahim Sağır


                        Yılmaz Pakalınlar tarafından bestelenmiştir.



                        Yorum

                        • sagir
                          Yeni Üye
                          • 24 Kasım 2008
                          • 40

                          #13
                          Tane Tane

                          Gönül sarhoş hoş gör bahanesini,
                          Söylesin derdini sor tane tane.
                          Sayıklar gün gece canânesini,
                          Hicranı içinde kor tane tane.

                          Şöyle böyle geçti ömür serapa,
                          Sevdanın yolları kaldı hep sapa,
                          Felek beni çekti çetin hesaba,
                          Yağdırdı başıma kar tane tane.

                          Gurbet derdi büktü elim kolumu,
                          Şaşırmışım,yolağımı yolumu,
                          Anlamıyor o yâr benim halımı,
                          O derdi bu derde vur tane tane.

                          Bulamadım bunca sene dur durak,
                          Döküldü saçlarım tutmuyor tarak,
                          Gönül sazı neler söyler dinle bak,
                          Dokun tellerine vur tane tane.

                          Postacı bu imiş demek ki kader,
                          Zaman zaman basar gam kasvet keder,
                          Bizim oralardan varsa bir haber,
                          Geçerken eğlen de ver tane tane.

                          Sağır’ım yıllara yılı ekledim,
                          Sıladan gelecek teli bekledim,
                          Vuslat günü elbet gelecek dedim,
                          Konuştu düşlerde yâr tane tane.

                          İbrahim Sağır

                          Yorum

                          • sagir
                            Yeni Üye
                            • 24 Kasım 2008
                            • 40

                            #14
                            Murakabe

                            Beynimin içinde binlerce akrep,
                            Zehirliyor sanki öz düşüncemi...
                            Zamanı parçalar yelkovan-akrep,
                            Saniye didikler durur gecemi...

                            Menfide müsbeti aradı aklım,
                            Güzellikler Kafdağı’nın ardında...
                            Geçmişimi geleceğe bağladım,
                            Yıllardır yürüdüm bıçak sırtında...

                            Hayalden ötede gerçeği sezdim,
                            Bütün sahtelikler eridi bir bir...
                            Çile bahçesinde merdâne gezdim,
                            Kılavuzum oldu en ince fikir...

                            “Nereden gelmiştim, yolum nereye?”
                            Sualinde saklı elbet bütün sır...
                            Sıkışmış kalmışım bir cendereye,
                            Şu akıl, bu yolda âciz ve kısır...

                            Aklımı fikrimin okuyla vurdum,
                            Ruhumun aynası gösterdi “BİR”i...
                            Nasılı, niçini nisyâna sardım,
                            Bildim ki, O bâki, yalnız O diri...

                            İbrahim SAĞIR

                            Yorum

                            • sagir
                              Yeni Üye
                              • 24 Kasım 2008
                              • 40

                              #15
                              Bir Kapidan Bir Kapiya

                              Geçmişime bir göz attım bu gece,
                              Ömrümün çoğunu nisyânda gördüm.
                              En sonunda ölüm amma netice,
                              Yinede nefsimi isyanda gördüm.

                              Bir kapıdan bir kapıya yürüdüm,
                              Fani tende baki can’ı sürüdüm,
                              Hayat denen merdivende çürüdüm,
                              İnsanoğlunu hep hüsranda gördüm.

                              Olgun başak yere eğer başını,
                              Yel ufalar kıraç dağın taşını,
                              Ham hayalin dert pişirir aşını,
                              Daneyi, samanı harmanda gördüm.

                              Mahlukatı muti kıldı Emr-i Hakk,
                              Tevazu timsali şu kara toprak,
                              Açar varlıklara sevgiyle kucak,
                              Hayrı da şerri de insanda gördüm.

                              Hayret sardı Tur Dağında Musa’yı,
                              Göğe çekti sağken Rabbim İsa’yı,
                              Muhammed-ül Emin şak ketti ay’ı,
                              Zamanı eğiren kirmanda gördüm,

                              Hazret-i Adem’den bu güne gelen,
                              İnsanlık ufkunda insana gülen,
                              Çağlar arasında en son yükselen,
                              Asr-ı saadeti bir yanda gördüm.

                              Gönüller Allah’ın nazar gâhıdır,
                              Kur’an hakikatin tek dergahıdır,
                              Hatem-ül Enbiya şahlar şahıdır,
                              Dünyada huzuru imanda gördüm.

                              Sağır’ım dünyaya eyleme meyil,
                              Bu dünya hayatı ebedi değil,
                              Rab’bin huzurunda edeble eğil,
                              Sonsuz saadeti Cinanda gördüm.

                              İbrahim Sağır

                              Yorum

                              Working...
                              X

                              Debug Information