Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Komplo teorileri 2008+Simurg+

  1. #1
    Üyelik tarihi
    10.Mart.2007
    Yaş
    44
    Mesajlar
    9,248
    Teşekkür / Beğeni

    Standart Komplo teorileri 2008+Simurg+

    "BU MECLİS CUMHURBAŞKANI SEÇEMEZ"İşte sürpriz çıkışın sahibi TBMM eski Başkanı Cindoruk'un gerekçesi...

    14.08.2007 19:25 Eski TBMM Başkanı Hüsamettin Cindoruk, cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili iki ayrı anayasa hükmünün yürürlükte bulunduğunu savunarak, ''Bu Meclis, bu cumhurbaşkanını eski Anayasaya göre seçemez'' iddiasında bulundu.
    Balıkesir'in Ayvalık ilçesine bağlı Alibey (Cunda) Adası'ndaki yazlığında dinlenen Cindoruk, cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili iki anayasa kuralının yürürlükte olduğunu söyledi. ''Birincisi 1982 Anayasasına göre Meclis tarafından seçim, bir diğeri de anayasa değişikliği ile referamduma götürülmüş olan halk tarafından seçim'' diyen Cindoruk, şöyle devam etti:
    ''İki anayasa kuralı da bugün bu Meclis tarafından dikkate alınmak zorunda olan kurallardır. Çünkü onaylama işlemi halka sunulmuş olan bir anayasa değişikliği var. Orada da 11. Cumhurbaşkanı için bu düzenlemenin yapıldığı söyleniyor. O konudaki kararı vermeden, bu bir ön meseledir. Bu Meclis, bu cumhurbaşkanını eski Anayasaya göre seçemez. O zaman anayasa değişikliğini niçin yaptı? Yeni bir yasama kuralı koymanın sebebi anlaşılır olmaktan çıkar. Çünkü anayasaları değiştirirken, genel kamu yararı düşünülmüştür. Kamu bir çözüm bulmak zorundadır. Parlamento kamu adına bir çözümü üretmiştir. O nedenle ortaya çıkan sorun çözülmeden Meclisin cumhurbaşkanı seçimi sürecini başlatması şekil bakımından anayasaya aykırıdır. Ana muhalefet partisi, Anayasa Mahkemesine giderse bu seçim sürecini durdurabilir. Böyle bir sıkıntı var. Parlamento kararları, yani yasama kararlarıyla ilgili iki onay makamı var. Biri cumhurbaşkanı onaylarsa, o yeterlidir, resmi gazetede ilan edilir. Diğeri ise halk onaylamasıdır. Buna da biz referandum diyoruz. 21 Ekimde yapılacak olan halk onaylamasıdır. Parlamento açısından yasama kuralı değiştirilmiştir. Parlamentonun kararı haline gelmiştir. Bu onay safhası ayrıdır. O nedenle burada iki çelişkili yasa hükmü var, anayasa hükmü var. Bu giderilmeden seçime gidilmesini hukuksal olarak yanlış buluyorum.''
    Geçen hafta eski DP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile yaptığı görüşmeye de değinen Hüsamettin Cindoruk, şöyle konuştu: ''Ülke meselelerini görüştük. O siyasetle ilgili düşüncelerini ifade etti. Seçim sonuçlarını tahlil etti. Çok doğru yorumları var. Eğer sağda görev yapmış iki parti birleşebilseydi, seçim sonuçları böyle olmazdı. Ama siyasette hata yapılır. Hatasız siyaset mümkün değildir. Önemli olan bu hatayı görmek, tamir etmek. Bu hatayı telafi edecek çözümleri bulmaktır.''
    AA


  2. #2
    Üyelik tarihi
    10.Mart.2007
    Yaş
    44
    Mesajlar
    9,248
    Teşekkür / Beğeni

    Standart Vatansever Subaylara Masonik Takip

    Vatansever Subaylara Masonik TakipHazırlayan: Mustafa Aydın

    Milliyetçi subayları fişleyerek silahlı kuvvetlerden atılmalarına neden olan 'kara listeler' ülkenin en önemli mason locasında bulundu.

    Kendilerini tüm dünyaya “Dostluk ve Kardeşlik” örgütü olarak tanıtan masonların, gerçek niyetleri ve hedefleri her zaman tartışma konusu oldu. İnsancıl amaçlar için faaliyet gösterdiği söylenen örgütün üyeliğe kabul töreni sırasında ettirdiği yemin bu söylemin ne kadar gerçekdışı olduğunu gözler önüne sermektedir: “Kalbim göğsümün sol tarafından, dilim ağzımın dibinden koparılacak; boğazım kesilecek; vücudum vahşi atlar tarafından parçalanacak; med ve cezirin aktığı bir noktada deniz kumunun içinde 24 saat gömülecek; sonra kül oluncaya kadar yakılıp dört rüzgârın estiği bir yerde havaya atılacak ve böylece hatıram tamamen kaybolmuş olacaktır. Tanrı yardımcım olsun.”

    Gizemli yapısı nedeniyle tarihin her döneminde büyük merak uyandıran bu uluslararası örgütle alakalı bir diğer önemli soru işareti de farklı din, mezhep, ırk ve ideolojiye mensup kişileri nasıl bir dünya görüşü ve felsefe etrafında toplanabildiğidir. Bu tür sorulara “her dine ve düşünceye kapılarının açık olduğu” cevabını veren Büyük Üstatlar kurumlarının neden Papalık tarafından yasaklandığı sorusunu ise yanıtsız bırakmaktadır. Papa XII. Clement’in 1738 yılında yayımladığı “In Eminenti” isimli bildirisi bu anlamda büyük bir öneme sahiptir. Papa XII. Clement bu bildiriyle masonluğu lanetlerken, örgütün din karşıtı bir yapılanma olduğu uyarısında bulunmaktaydı. Masonların “Milletleri ve devletleri tasfiye etmeyi” amaçladığını söyleyen papalık açıklamasında örgütün dini duyguları değil, “Biraderlik” adı verilen garip bir dayanışmayı esas alması eleştiriliyordu.

    Masonluğun temel prensiplerine göre, üst düzey görevlerde bulunan bir birader eğer bir yönetici tayin etme yetkisine sahipse tercihini kesinlikle bir masondan yana kullanmak zorundadır. Örgüt bu nedenle kadrolaşma konusunda kendisine rakip olabilecek her türlü düşünceyi ve onu temsil eden kadroları tasfiye etmeyi ilk hedef olarak görmektedir. Bu hedefe gerçekleştirmeyi getirecek her türlü yol da mubahtır.

    Masonlar orduyu nasıl ele geçirdi?

    Fransa eski Başbakanı Waldeck Rosseau 1904 yılının Eylülünde önemli ziyaretçiler ağırlamaktadır. Aralarında emekli generallerin de bulunduğu bir grup üst rütbeli subay eski başbakanın evinde çok önemli bir konuyu görüşmek için toplanmışlardır. Ele alınan konu 1892 yılında uygulamaya konulan personel genelgesidir. Bu genelge ile ordu içindeki mason subayların korunduğu ve bunların layık olmadıkları halde üst rütbelere kısa zamanda terfi ettirildiği fark edilmiş ve bu durum subaylar arasında ciddi rahatsızlık meydana getirmiştir. Bu sürecin silahlı kuvvetlerin hiyerarşisi ve disiplinini de olumsuz etkileyeceğinden endişelenen Rosseau soluğu hemen halefi Başbakan Emile Combes'in yanında alır. Kendisi de üst dereceli bir mason olan başbakan konuyla yakından ilgileneceği sözünü verir. Görüşmenin hemen ardından mason locası üyesi olan Savunma Bakanı General Louis Andre'yi yanına çağıran Combes dikkatli harekete edilmesi hususunda kendisini uyarır. Bu gelişmeler yaşanırken Waldeck Rosseau'nun destek verdiği milliyetçi harekete mensup bir milletvekili, Cadet Sokağında bulunan Grand Orient De Frence (Fransız Büyük Locası) arşivini ele geçirdiğini açıklar. Fişlerin elinde olduğunu açıklayan milliyetçi cephenin açıklamalarını ciddiye almayan mason locası üyeleri belgelerin açıklanması üzerine büyük bir panik yaşarlar. Fransız kamuoyunda büyük infiale yol açan bu belgelerde çok ilginç bilgiler yer almaktadır.

    Subaylar nasıl fişlendi?

    Üst düzey bir masona büyük paralar verilerek elde edilen belgelerde ülke yönetiminde söz sahibi isimlerle ilgili çarpıcı bilgilerin yanısıra ülkenin milli güvenliği açısından büyük öneme sahip kurumlardaki masonik yapılanma da ortaya konulmaktadır. Masonların örgütlenmeye büyük önem verdikleri kurumların başında Fransız ordusu gelmektedir. Ordu içinde kadrolaşabilmek için komuta kademesinde yer alan tüm isimlerin yanı sıra harp okullarındaki askeri öğrenciler bile yakın takibe alınmıştır. Açıklanan belgelere göre masonların subaylarda dikkat ettikleri ilk husus dine bağlılıkları ve dini törenlere katılıp katılmadıklarıdır. Masonların subayları kategorize ederken kullandıkları sistem ise gerçekten çok dikkat çekicidir. Subaylarla ilgili her fişin yanında "Kartaca" ya da "Korent" işareti bulunmaktadır.

    “Kartaca” işareti her konuşmasını "Kartaca yıkılmalıdır" diyerek bitiren ve sonunda Kartaca devletinin tarihten silinmesine neden olan ünlü Romalı hatip Marcus Cato'nun anısına olsa gerek meslekten atılması istenen vatansever subaylar için kullanılmaktadır. “Korent” işareti ise Yunan- Iran savaşlarına atıfla kahramanlar gibi omuzlarda taşınması istenen mason subayları sembolize etmektedir.

    Yıllar sonra Fransız Büyük Mason Locası üstadı Fred Zeller bu konuyla ilgili tarihi bir itirafta bulunur: “Kesinlikle bilmenizi isterim ki bu fişler Savunma Bakanlığı’nın talebi üzerine tutulmuştur. Önemli bir bölümü Cizvitlerden oluşan ordu kadrolarının sadakatinden duyulan endişe üzerine bu işe girişilmiştir. 1914 yılında kazanılan Marne zaferi muhtemelen ‘Fişlerin’ ordunun sadakatini güvenceye alması sayesinde kazanılmıştır.”

    Bu durumda akla ilk olarak “Koskoca Fransız ordusunun sadakatini kontrol edecek başka mekanizma kalmadı mı?” sorusu geliyor. Öyle ya, Büyük Üstad'ın söylediklerine bakılırsa masonlar olmasaymış maazallah Fransa Birinci Dünya Savaşını bile kaybedebilirmiş! Milliyetçi subaylardan endişe eden bir Genelkurmay Başkanlığı’nın “gayri-milli” ve “gayri-dini” bir örgüte milli güvenliğini emanet etmesinin nasıl bir mantığı olabilir ki? Bütün bu sorulara cevap verecek makam Fransız genelkurmayıdır. Ancak buradan çıkarılacak öncelikli ders masonların hedefe ulaşmak için hangi yolları kullandığının ortaya çıkmasıdır.

    1980'lerde İtalya’yı çalkalayan "P2 Mason Locası" skandalı, masonluğun bu ülkede mafya ile iç içe olduğunu, loca yöneticilerinin silah kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, kara para aklama gibi isler yürüttüklerini, rakiplerine veya kendilerine "ihanet" edenlere suikastlar düzenlettirdiklerini ortaya çıkarmıştı. 1992'de yine Fransa'da gündeme gelen “Büyük Doğu Locası Skandalı” ve hemen ardından 1995 yılında İngiltere’de patlayan “İngiliz Temiz Elleri” operasyonlarının tümünde mason localarının kilit merkezler olması masonların "hümanist ahlak" kavramının sadece sözde kaldığının göstergesidir.

    Yaşanan tüm bu olayların ülkemizdeki birtakım olaylarla da ilgisi olduğu görülüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mensuplarına Mason, Lions ve Rotary derneklerine üye olmayı yasaklanmasının bu konuyla ilgisi olabilir mi? Sanırım biraz düşünmekte fayda var.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    27.Haziran.2007
    Yaş
    51
    Mesajlar
    2,545
    Teşekkür / Beğeni

    Standart

    İstedikten sonra herşey olabiliyormuş demekki.

  4. #4
    Üyelik tarihi
    10.Mart.2007
    Yaş
    44
    Mesajlar
    9,248
    Teşekkür / Beğeni

    Standart Sonraki dünya savaşı 'para' için olabilir

    Sonraki dünya savaşı 'para' için olabilirRiskli ülkeler arasında Türkiye de sayılıyor

    12.10.2008 12:14Küresel finansal görünümünün her geçen gün daha korkunç bir hal aldığı belirtilirken sonraki dünya savaşının, finansal bir savaş olabileceği öne sürüldü. Washington Post gazetesince yayımlanan bir makalede bundan sonra yükselen piyasalarda borç ödememe vakaları ve kredi paniklerinin görülebileceğini belirtilerek riskli ülkelerin arasında Türkiye de sayıldı.
    Washington Post gazetesi, prestijli Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MİT) öğretim üyelerinden Prof. Simon Johnson ve merkezi İngiltere’de olan “Etkin Müdahale” adlı kuruluşu Başkanı Peter Boone imzalı “Sonraki Dünya Savaşı? Finansal Olabilir” başlıklı bir makale yayımladı.
    Makalede küresel finansal görünümünün her geçen gün daha korkunç bir hal aldığını belirtilerek ABD Yönetiminin Wall Street’i, Avrupa hükümetlerinin ise, ticari bankacılık sistemini korumak için önlem almak zorunda kaldıklarına dikkat çekildikten sonra İzlanda’da yaşanan krizin sonuçlarının sandığından daha ciddi olacağı vurgulandı.
    İzlanda hükümetinin, yerleşiklerin mevduatını koruma sözünü verirken yerleşik olmayan mevduat sahiplerine benzer garanti sağlamayı reddetmesi ve bunun üzerine İngiltere Başbakanı Gordon Brown’un İzlanda'yı mahkemeye verme kararını almasının krizi tırmandırabileceği kaydedildi.
    Johnson ve Boone, “Çoğu zaman bu türden bir finansal kriz, acı verir, maliyeti de yüksek olur” derken yaşanan türbülansın, sermaye akımlarının on yıllarca düşük düzeyde kalmasına neden olacağını, siyaseti ve küresel barışı etkileyebileceği uyarısını da yaptı. Krizin yükselen piyasalar için de oluşturduğu tehlikeye dikkat çekildiği makalede şu görüşlere yer verildi:
    “Daha küçük ülkeler ve yükselen piyasalarda çok daha büyük borç ödememe vakaları ve kredi panikleri görülebilir. İzlanda’nın düşüşünden sonra herhalde büyük açıkları ve önemli tutardaki dış borçları olan ülkelere borç verenler, riskini azaltma yolunu arıyor. Açıktır ki riskli ülkeler, Doğu Avrupa’nın çoğu, Türkiye ve Latin Amerika’nın bazı bölümlerini kapsıyor. Rusya’nın zorlukları, ödeme gücü olduğu gibi görünen ülkelerin de yüksek risk taşıyabileceği gösteriyor.”

    ATILMASI GEREKEN ALTI ADIM

    Bundan sonra hükümetlerin koordine politikaları sürdürmemesi halinde “finansal savaş riski”nin bulunduğu savunulduğu makalede özetle şu altı adım atılması istendi:
    -Dünya finansal güçler, hep birlikte, bankaların sermaye yapılarının yeniden düzenlenmesini gerektiren ulusal planları açıklamalı,
    -Tüm mevduat garanti edilmeli,
    -Faiz oranlarında büyük bir indirim yapılmalı,
    -Otoriteler, finansal sisteme likiditenin enjekte edileceğini taahhüt etmeli,
    -Tüm sanayileşmiş ülke ve yükselen piyasalar, küresel talep düşüşünün telafi etme amacıyla önemli bir mali genişlemeyi gerçekleştirmeli,
    -Mortgage almış ev sahiplerine yönelik destek programları geliştirilmeli.(

  5. #5
    Üyelik tarihi
    10.Mart.2007
    Yaş
    44
    Mesajlar
    9,248
    Teşekkür / Beğeni

    Standart '1 numara Koç' dedi

    04 Aralık 2008



    '1 numara Koç' dedi


    Bugün bir yazar açıkça; "1 Numara Koç" diye yazdı..






    Fehmi Koru Ergenekon'un 1 Numarası'nın bir işadamı olabileceğini yazmıştı. Şamil Tayyar ise askerlerin sivillerin emrine girmeyeceğini, 1 Numara'nın siviller arasında aranmaması gerektiğini belirtmişti.
    Vakit Gazetesi'nden Abdurrahman Dilipak çok daha ileri giderek açıkça 1 Numara'nın KOÇ olduğunu yazdı.
    İşte "Koç mu?" başlıklı yazının sözkonusu satırları:
    1 numara kim? Herkes bunu soruyor.. Kimine göre artık 1 numara bir tane değil. Yani yapı parçalandı.. Ama yine de 1 numara diye öne çıkan en çarpıcı isim Koç gibi.. Bu iddia doğru ise DM’nin (Doyçe Mark değil) bu işin neresinde olduğu anlaşılıyor.....
    Eğer gerçekten Koç bu işin içinde varsa, Koç Holding ve AD Media’nın işi gerçekten çok zor demektir.. Tabii Koç’un görünen ve görünmeyen ilişkileri, uluslararası bağlantıları da işin cabası.. Herkesin homurdanarak söylediğini ben açıkça yazdım.. Hayır! Türkiye, örtülü bir savaşın arenası olmamalı.. Gerçek ne ise ortaya çıksın ve herkes ne biliyorsa söylesin.. Gerçek, acı da olsa sonuçta herkes için en iyi olanıdır.. Ben o homurdanarak konuşanlara soruyorum: Söylemek istediğiniz isim Koç mu?
    Keşke Koç, artık internet mediasında açık bir şekilde, yazılı basında ve TV’lerde ima yoluyla ve tarif yapılarak hedef gösterildiği bu konuda bir açıklama yapsa.. Çünkü bazı şeylerin şuyuu vukuundan beterdir.. Gelen günler, geçen günleri aratabilir..
    İlgili haberler;
    Fehmi Koru'ya göre '1 numara'
    '1 Numara' asker mi sivil mi?

    http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=100131

  6. #6
    Üyelik tarihi
    10.Mart.2007
    Yaş
    44
    Mesajlar
    9,248
    Teşekkür / Beğeni

    Standart 2011 yılının bu savaş planı kimin?

    2011 yılının bu savaş planı kimin?



    Bir ülkenin kurtuluş komitesi, 2001 yılında kendisine saldıracak bir süper güce karşı savaş hazırlıkları yapmaya başladı. Savaşta 40 bin asker, 2800 tank, 80 savaş uçağı ve 300 füze kullanılacak!





    Ukrayna 2011 yılında Rusya’dan gelecek saldırıya hazırlanıyor. Ukrayna’nın başkenti Kiev’de, Ulusal Kurtuluş Komitesi tarafından Rusya ile 2011 yılında başlaması öngörülen savaşın provası yapıldı.

    Kommersant Ukraina gazetesinin haberine göre, 2011 yılında Ukrayna ve Rusya arasında savaş çıkacağını iddia eden Komite üyeleri, savaşın merkezi cephesinin Kırım olacağını belirttiler.

    Kardeşlik, Yeni Güç partileri ve Kuzeyli Kardeşler Hareketi’nden oluşan Komite tarafından yapılan savaş provasında, iki taraf arasında çıkacak savaş sırasında gönüllü birliklerin önemli bir rol oynayacağı kaydedildi.

    Komite üyelerinden Aleksey Orestoviç tarafından yapılan açıklamada, Rusya Genel Kurmay Başkanlığı tarafından savaş planın hazırlandığının, savaşın 2011 yılında Kırım yerel yönetiminin bağımsızlık ilanından sonra başlayacağının altını çizdi.

    Rusya tarafından hazırlanan savaş planına göre, askeri harekete 40 bin asker, 2800 adet tank ve zırhlı araç, 300 adet çeşitli füze, 20 adet İskender ve Luna füzesi ve 80 adet savaş uçağının katılacağını öne süren Orestoviç, Kırım’ın bağımsızlığının ilan edilmesinden sonra Ukrayna’nın savaşa zorlanacağını, savaş sonucunda 35-40 bin kişinin yaşamını yitireceğini, 450 bin kişinin ise evsiz kalacağını söyledi.

    Ukrayna ordusunun savaş gücünü yitirmesinden dolayı, Rusya ordusuna karşı başarılı olamayacağını iddia eden Orestoviç, savaşta gönüllü birliklerin önemli bir rol oynayacağını sözlerine ekledi.

    Rusya.ru haberine göre Gürcistan’ın ağustos ayında Güney Osetya’ya karşı askeri operasyon düzenlemesine karşı Gürcistan’a karşı askeri operasyon düzenlemesinden sonra bazı siyaset uzmanları, Rusya’nın bundan sonraki hedefinin Ukrayna olduğu iddia etmişlerdi.

    http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=102693

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Gelişmeler - Akıl Oyunları - Strateji - Komplo Teorileri
    Konu Sahibi KUTERO Forum Türkiye Gündemi
    Cevap: 486
    Son Mesaj : 27.Mayıs.2011, 17:11
  2. komplo teorileri 2009+Mitli+
    Konu Sahibi mitli Forum Komplo Teorileri
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 09.Temmuz.2009, 11:03
  3. Komplo teorileri 2007+Simurg+
    Konu Sahibi simurg Forum Komplo Teorileri
    Cevap: 19
    Son Mesaj : 11.Eylül.2007, 00:44

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
YASAL UYARI
Ekonomi, Borsa ve Para piyasaları" bölümünde yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yayımlanan Seri:V, No:52 Sayılı "Yatırım Danışmanlığı Faaliyetine ve Bu Faaliyette Bulunacak Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ" çerçevesinde aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çevresinde sunulmaktadır. Burada ulaşılan sonuçlar tercih edilen hesaplama yöntemi ve/veya yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmakta olup, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabileceğinden sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi sağlıklı sonuçlar doğurmayabilir.Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu sitede bulunan veriler, görüş ve bilgi arasında bir bağlantı kurulamayacağı gibi, söz konusu yorum/görüş/bilgilere dayanılarak alınacak kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan www.keyborsa.com web sitesi ve/veya yöneticileri sorumlu tutulmaz.
Google Privacy Policy
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193